Duyuruİnternet ortamının güvensizliğinden bir nebze olsa üyelerimizi korumak için sitemize üyeliği davetiye ile yapmaya karar verdik.

Bu konuda katı davranmamak istiyoruz, tüm Divriği'lilerin sitemiz aracılığı ile birbirine kavuşmasını istiyoruz, bu sebeple sitemizin "Ana menü"sündeki "iletişim" linkini tıklayarak bize adınızı, soyadınızı ve köyünüzü ulaştırarak davetiye alabilirsiniz.

divrigigenclik.com ekibi

Divriği'nin Tarihi

Hititler zamanından beri yerleşim yeri olan Divriği çok eski bir tarihe sahip bir ilçedir. Eski Yunan yazılarında "Apbrike" olarak görülen Divriği'nin adı Bizans devrinde "Tepbrike" olarak yaygın bir hal almış ve Türklerce Divrik olarak anılmıştır.

Bizans ve İran arasında sınır karakolluğu yapan Divriği kısa bir süre sonra Arap akınlarına sahne olmuştur. Malazgirt Savaşı'ndan sonra Divriği Türk egemenliğine girmiş, Alparslan'ın komutanlarından Mengücek Gazi ve oğulları tarafından Müslüman Türk devleti kurulmuştur. Anadolu Türk birliğinin dağılmasından sonra Divriği Mısır Memlük yönetimine geçmiştir.

1398'de Karayülük Osman'ın Sivas Hükümdarı Kadı Burhanettin'i Zara ile Divriği arasında yenilgiye uğratıp öldürmesinden sonra yöreye hakim olan Osmanlı sultanı Yıldırım Beyazıt Divriği Kalesi'ni Mısır'dan geri almış ancak 1401'de Timur'a karşı Memlük İmparatorluğu ile anlaşma yaparken bu kaleyi yine onlara bırakmak zorunda kalmıştır.

Divriği'nin Türk Birliği'ne kesin olarak katılması Yavuz Sultan Selim zamanında Mercidabık seferinden sonra olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu'nca Sivas Beylerbeyliği'ne bağlı bir sancak olarak teşkilatlanan Divriği; Harput, Araqpgir ve Zara yolu üzerinde önemli bir konak yeri olmuştur.

Divriği İslam Türk medeniyetinin bir merkezi haline gelmiş bir çok değerli abideleri sinesinde barındırmıştır. Hisar Camii, Şehin Şah'ın yaptırdığı Sitte Melik Kamerütdin Türbeleri, Ulucami ve Turan Melik Darüşşifası İslam-Türk sanatının en zarif ve üstün eserleri arasında yer alır. Bu eserler hakkında ayrıntılı bilgi Tarihi Eserler bölümünde verilmiştir.