BULGUR AŞI : Aşlık yani çorbalık kalın bulgur ve mercimekle yapılan çarbadır. Tencereye bir iki baş sğan ince ince doğnarın. Soğanlar yağ vekıyma ile ateş üzerinde çevrilerek Soharıç yapıhır. Üzernie saçla ve kırmızı biber suyu ve tuzu ilave edilerek yumuşayıncaya kadar pişirilir.
Üzerine yakılmış tereyağ(Tavada kızdırılmış yağ)ekilir, sonra reyhan ufalanır. Sıcak sıcak sofraya getirilir.
TIRTA : Eskidne kıtlık yıllarında pişirilen bir aştır. Kaynayan suyun içine
bulgur yada yarma atılır. Kendiliğinden yetişen yenilebilen bitkiler toplanır, doğnanır,çorba yapılan tencereye konur, kaynatılır. İki kaşık un, su ile bulamaç yapılır ve kaynayan aşa katılır. Yüzüne yağ etilerek yenir(Yağbasan)
BADUÇ AŞI : Divriği de yeşil fasülyeye baduç adı verilir. Baduç aşı,
aynı bulgur aşı gibi hazırlanır. ark olarak içine, 20-25 kadar,
ince doğranmış yeşil fasülye konulmasıdır. Yaz aylarında sevilen
çorbası olmakla birlikte yazdan doğranıp, kurutulmuş fasulyelerle
de kışın baduç aşı pişirmek mümkündür.
DÜĞÜRCEK AŞI : Güzün unluk ve bulgularlar hazırlanırken, değirmenden gelen taze çekilmiş bulgurun elenme işleminde en ince ince bulgur olarak anılan içlik bulgur elde etmek için eleme yapılırken alta geçen irmik günümüzdeki döküntüler düğürcek adını alır.
Çoğunlukla eskiden sabahları pişirilen bu çorbayı gençler pek sevmezler, şaka yollu şu serzenişte bulunurlar. "Düğürcek aşı odamı ne tutar ki,iki adım atmadan açıkırsın" derler.Bunarağmen büyükler düğürceğin helle aşından daha tok tutacağını şu sözlerlerle belirtirler;
"Helle aşı ye bağı dolan, düğürcek aşı ye dağı dolan"
SOHARIÇLI DÜĞÜRCEK AŞI :Tenceredeki tuzlu suda yeteri kadar düğürcek devamlı karıştırılarak pişirilir.
Üzerine, tereyağı içinde doğranmış soğan, kıyma yağ ve az saçla ile yapılan sokarıç dökülür.
SOHARIÇSIZ DÜĞÜRCEK AŞI : Pişirilen çorbaya soharıç konulmadan sofraya getirilir. İsteyen dut pekmezi katarak yer.
Arzuya göre,ayran ve süt de düğürcek çorbasına katılır. Kaynarken çıkardığı ses dolayısı ile düğürcek aşının bir adı
Pıtpıt aşı olarak bilinmektedir.
DÜĞÜN AŞI : Her ne kadar Divriği de düğün yemeklerinde çorba olmazsa da, bu çorba ağa, paşa konaklarında pişen bir çorbadır.
Her evde bilinmeyen çorba için iki tarif tespit edilmiştir.
Yarımşar su bardağı haşlanmış nohut ve fasulye, iki bardak yoğurt, bir yemek kaşığı dolusu un ve 200 g. kadar parça et ve
bir yumurta ile hazırlanmış erişte yada tutmaç bu çorbanın ana malzemesidir. Parça et suda haşlanır ve küçük küçük doğranır.
Etin haşlandığı et suyunun içine haşlanmış nohut ve fasulyeler küçük doğranır. Etin haşlandığı et suyunun içine haşlanmış nohut ve fasulyeler katılır. Kaynatılır. erişte yada kare halinde kesilmiş(Tutmaç) hamurlar atılırı ve pişince yoğurda un katılarak bulamaç yapılır ve karıştırılarak kaynamakta olan çorbanın içine katılır. Pişince yüzüne bir çorba kaşığı tereyağ içine kırmızı biber konark kızdırılır, anuhotu ilave edilerek çorbanın yüzüne dökülür.
Bu çorbayı küçük doğranmış parça et yerine 200 . kıyma, karabiber ve tuç ilavesiyle küçük köfteler yapılmasıyla da pişirilir.
Haşlanmış nohut, bir yumurtadan yoğrulmuş yumaktan kare kesilmiş hamur ve köfteler, tuzu da konarak çorba tenceresinden pişirilir.
Yoğurt, bir yumurta ve un ile yapılan bulamaç çorbaya karıştırılarak katılır ve pişince yüzüne kırmızı biberli yağ gezdirilir.
"Köfteli düğün aşı adı verilen bu çorbanın bir adı da yuvarlama çorbasıdır. Gaziantepte de yoğurtlu ufak köfte ve yuvarlama adı
verilen çorbalar benzer şekilde yapılmaktadır.
EKŞİ AŞI(EŞGİAŞI):Mercimek ve bulgurla yapılan bir çorba çeşididir. Tencerede yağ eritilir, kıyması konur, mercimeği, aşlık bulguru(Çorbalık Bulgur) ilave edilir. Eğer mevsimse yaz ise, çorbanın içine, ekşi erikten(aluçar)25-30 adet kadar konur. Kışın yapılan çorbaya ise yazdan yapılmış olan el büyüklğünde bastık yada ekşi erik ezmesi konur. Suyu ve tuzu ilave edilir. Pişince, yüzüne, ezilmiş birkaç diş sarmısak ve anuhotu serpiştirilen kızdırılmış terayağı ekilir. Çorbanın yüzüne anuh, reyhan,v.b. gibi kokulu bitkilerin yağ ile yapılan karışımına, Çorbanın Cilvesi denir.
Bastık ve erik ezmesi olmadığı zaman ekşi aşı, limon suyu yada limon tuzu ile de yapılabilir. Eskiden özellikle hamama gidildği gün pişirilirdi.ii
Ekşi aşı için şöyle bir reçete verilebilir.
1 Su bardağı aşlık bulgur
1 su bardağı mercimek(Divriği de koyu kahverenkli mercimek kullanılır, yeşil mercimekle de pişirilebilir)
1-2 kaşık yağ
2-3 kaşık kıyma yada kvurma
1 çay bardağı nohut veya fasulye
20-25 adet aluçar (Ekşi erik) mevsim kış ise aluçar bulunmadığı için, eşgi bastıh yada eşgi erik ezmesi,
2 diş sarmısak,
2 çay kaşığı anuhotu
İçine nohut, fasulye konak ekşi aşı, pastigan aşı ve bulgur aşı için "İliklii düğmeli" tabiri kullanıır.
Beğeni maksadıyla söylenen bu söz, derli toplu, tertipli hanımlar için de bir benzetme olarak kullanılır.
KAVURMA HELLESİ : Az yağda un iyice kavrulur, topaklanmasın diye soğuk su azar azar ilave edilerek, karıştıra karıştıra pişirilir.
İçine baharat ve salça konmaz. Daha çok hastalara, boğazı ağrıyanlara pişirilen bir çorba çeşididir
HELLE AŞI : Önce pirinç haşlanır, uçukur bir kapta iki kaşık un suda ezilerek kaynayan pirince ilave edilir. UN kokusu kaybolana kadar,
karıştıra karıştıra pişirilir. İyi karıştırılmazsa hep topaklanır hemde tencerinin gibi tutar. İçine fındak büyüklüğünde doğranmış
peynir konur v eocaktan indirilir. Üzerine karabiber ve yakışmış tereyağ ekilir. Arzu edilirse kırmızı biber de serpilir. Bu çorba
seferbeklikte aşlık bulgur ve çökelikle de pişirilmiştir.
BULGURLU SÜT AŞI : Aşlık bulgur hafif tuzlu suda haşlanır. Üzerine süt dökülür. Kaynatılır. sıçak olarak içilir. Köylerde çok yapılan bir çorbadır.
SÜTLÜ YARMA AŞI : Aynı bulgurlu süt aşı gibi pişer, bulgur yerine yama konullur. Yüzüne karabiber ekilerek sofraya konulur.
LAPA AŞI : Yarma unu ile yapılan ir yemektir. tencereye, karabiber, kırmızı biber, tuz ve yarma unu konur. Bir ölçü yarma unu için iki ölçü su
konarak karıştırılır. Pişince, aynı düğürcek aşı gibi, yoğurt, ayran yada pekmez konarak yenir(Kevendüzü/Anzağar/Üçpınar/Gökçeharman)
TIRHIT : Tencerede yağ eritilir, Doğranmış soğan, kıyma, salça konarak karıştırılır. Suyu ilave edilir. Kaynayınca aşlık bulgur atılır.
Bulgur pişince, yoğun erişte adı verilen kavrulmuş erişte konup bir taşım kaynatılır. Yüzüne kızdırılmış tereyağ ekilir. Yeşil soğanla yenir.
ALİBİDİK AŞI : Tırhıt biraz suluca pişirilirse Alibidik aşı adı verilir. Bu yemek çorbadan koyu, fakat tırhıttan daha suluca olur.
UMAÇ AŞI : Bu yemeği pişirmek için umaç hazırlanır. Umaç : Erişte yapımı sırasında hazırlanan hamurla yapılır. Yufkası erişteden biraz kalın, yani bazlama gibi açılır. Dah asonra bez üstünde güneşte kurutulur. Umacın hamuru su ile uzlu olarak oğurulduğu için bu kuruma sırasında ufalanır.
Umacın hamuru su ile kuzlu olarak yoğurulduğu için bu kuruma sırasında ufalanır. Bu parçalar istenirse tandırda kavrulur. istenirse güneşte kurumuş haliyle de kullanılır. Umacın iki çeşit yeeği yapılır.
1-Katıksız umaç aşı,
2-Katıklı umaç aşı,
Her ikisinde de önce mercimek pişirilir. Sonra kıyma ve salça ilave edilir. Mercimekler pişince umaç parçaları atılır.
Çorba sıçak yenecekse kavrulmuş umaç parçaları ile hazırlanır. Soğuk yenecekse güneşte kurutulmuş umaç parlararıyla pişirilir. Soğuyan yemeğe Sarmısaklı yoğurt katılır ve yüzüne yağ gezdirilir ve reyhan kurusu serpilir.
Bir başka umaç tarafi de şöyledir
Yazdan yufkalar yapılır, umaç için parçalanan yufkalar foronda hafifçe kavrulur. Bir tencere de kıyma, soğan yağ ile hazırlaan sokarıca tuz ve su ilave edilir. KAynayınca mercimek konur. Mercimekler pişince, umaç için parçalanmış ve kavrulmuş yukalar tencereye atılır. Bir taşım kaynayınca indirilir. Yüzüme taze soğan, maydanoz, yeşil biber ince ince kıyılarak serpilir ve sofraya getirilr. Yemeğe umaç denilmesinin sebebi yufkanın ufak parçalara ayrılması, ufalanması, halk diliyle ovalanması sebebi ile bu orta Asya kökenli eski yemeğimiz ülkemizde omaç, oğmaç, öğümeç, öfelemeç, uğmaç gibi benzer adlarla anılır
Divriği sözlü geleneğinde ünlü bir dörtlük şöyledir:
Divriği dedükleri
Umaçtır yedükleri
Çok hoşuma gediyi
Hatuncuk dedükleri
TUTMAÇ AŞI : Eski bir yemek olup, Çorum ve Bolu yöresinde de bilinmektedir. Ramazan ayında iftar çorbası olarak yapılan, yoğurt olmayınca kurut(Kurutulmuş Yoğurt)
ile de yapılan bu çorbaya Van'da tutmanç denilmektedir.
Divriği de tutmaç aşı hazırlamak için, doğranmış soğan, kıyma, salça, kırmızıbiber ve yağ ile soharıç yapılır. Su ilave edilir ve mercimeği konularak yumuşayıncaya kadar pişirilir. Kesilmiş tutmaç atılır, tutmaçlar da pişince üzerine reyhan ufalanarak yakılmış tereyağı gezdirilir. bir pişirme türü de tencerede salçasız soharıç yapılır, suyu ilave edilir, kaynayınca yoğurt az unla özenerek, azar azar kaynayan su konularak karıştırılarak pişirilir.
Diğer bir pişirme şekli ise, tutmaç suda haşlanır. Soğuyunca içine sarmısaklı yoğurt eklenir, yüzüne kırmızıbiberli yağ ekilir. Bu yemek Sivas'ta sübüra(Su Böreği)adıyla anılır. Yanlız, Sübüra hamuru daha küçük kareler halende kesilir. Aynı yemeğe Gaziantep te börek çorbası adı verilmektedir ve içine kavrulmuş kıyma konur. "Sivas'ta kesilen
parçalar içine kıyma ve soğan karışımı konularak yapılan türüne de yapma sübürası adı verilir.
TUTMAÇ : Hamurun sac ekmeği gibi açılıp, küçük kareler halinde kesilmesi ile erişte ve umaç hazırlama işindeki gibi, tutmaç da aynı hamurdan yapılır. Bazı evler tutmaç hamuruna yumurta katarlar. Yumurta eriştesi yapımında kullanılan hamurdan da tutmaç kesilir. güneşte kurutulan tutmaçlar tandırda kavrulur. Umaçla tutmaç birbirlerine benzerler, biri yufkanın ufalanarak, diğeri de kesilmesiyle hazırlanır.
İNCE ERİŞTE AŞI : Güneşte kurutularak yapılan ince erişteyle pişirilen bir çorba çeşididir. Tencerede soğan, kıyma, salça ve kırmızıbiberle soharıç hazırlanır. Suyu ilave edilir.
Kaynayınca mercimeği konur. Mercimek işince, ince erişteler atılır ve bir taşım kaynatılarak yani Divriği&de söylendiği gbi, dömbelek aşırtılarak ateşten indirilir. Üzerine reyhan öfelenir(Ufalanır) tereyağ ekilir.
YOĞUN ERİŞTE AŞI : Soharıçı yapılıp, mercimği konularak pişirilen çorbaya yoğun erişte konur.Pişince üzerine yanlız tereyağ ekilir. Reyhan konmaz.Yoğun erişte, kış hazırlıkları olarak,
güzün fırınlarda kavrularak hazırlanan eriştedir. Sİvas'ta bu erişteye kavurma eriştesi denir.
PİRİNÇ ÇORBASI : Yağ, kıyma, soğan, salça ve bibir ile soharıç yapılır. Tuzu ve suyu konur. Su kaynayınca pirinç atılır. Pirinçler fazla pişmeden çorba ateşten indirilir.
Çünkü dururken de pirinçler yumuşar. Yüzüne yağ yakılır, reyhan öfelenir. Her zaman yapılabilen bir çora olduğu gibi özellikle hastalar ve lohusalar için pişirilir.
KELLECOŞ : Keş ile hazırlanan bir çorba çeşididir. Keş eskiden daha çok köylerde yapılıp getirilen bir süt ürünü idi. Yoğurdu saklamaya yönelik bir uygulama olan keş yapımı Şöyleydi:
Süzme yoğurt ve çökelek karışımı tuz konularak yoğurulur. Avuç içinde topaklar halinde parçalara alınarak tahtalar üzerinde iki tarafı çevrilere kurutulur. Kışın bir çorbayı hazırlamak için önce keşler yıkanır. Sonra ılık suda, keşezen yada keşgezen adı verilen içi tırtıklı özel kaplarda ezilir. Keşezen bugün pek çok kimsenin bilmediği, görmediği ve işmiş topraktan imal edilmiş eski bir mutfak gerecidir. Keş içiye ezildikten sonra tencerede soğan kıyma yağ soharıçı yapılır. eskiden salça konulmadan şiririlirse de salça koyarak pişirenler de vardır.
Bu soharıcın içine ezilmiş keş katılır ve iyice karıştıralark pişirili. Kıvamı koyuyca olan bu yemek ufalanmış tandır ekmeğinin üzerine dökülür. Dövülmüş sarmısak ekilir ve üzerinde yağ geçdirilir. Keş ile yapılan bu çorba lezzetli olduğu için : " Ağzının tadını bilsen, her gün keş yersin" şeklinde bir atasözü vardır ki Sivasta' ta söylenir.
TARHANA ÇORBASI(UN TARHANASI) : Kış günlerinin en güzel çorbalarından biri de tarhana olup, yurdumuzun birçok yerinde olduğu gibi yazdan hazırlanır.Tarhana yapmak için önce domates,
yeşil biber, soğan, nane, maydanoz ayrı ayrı haşlanır ve kamustan yani kevgirden geçirilir. Yoğurçt, un irmik ve tuz ve biber bu sebzelere katılarak tarhana hamuru yoğurulur. Üzerie
örtülür ve ekşimeye yani mayalanmaya bırakılır. Üç-dört gün içinde hergün bir iki kere yoğurulur. Ekşiyince, temiz bir bez yada tahta üzerinde yumaklar halinde yayılarak güneşte
kurumaya bırakılır. Kuruyan parçalar, avuçta ufalanarak ince kalburdan geçirlir ve toz halinde saklanır. Çorbasını pişirmek için, tencerede yağ eritilir.Az salça ve suda ezilmiş tarhana katılarak ve
su ileve edilerek karıştırılarak pişirilir. Üzerine nane serpilir, eritilmiş yağ gezdirilir.
KÖY TARHANASI 1: Yarma pişirili, içine yoğurt yada ayran katılır. Karıştırılarak, koyulaşıncaya kadar pişirilir. Soğuyunca el yoğurda batırılarak köfte gibi topaklar yapılıp, temiz bir yerde kurutulur.
Çorbası yapılacağı zaman, su ile ezilen topraklar-içine ıslatılmış ve sonra pişirilmiş nohut ve fasülye de konularak-pişirilir, sonra yüzüne anuhotu ekilir, biberli yağ gezdirilir.
KÖY TARHANASI 2:Yayık ayranı bir küpe konur, içerine tuz atılır. Ertesi günü yüzüne çıkan yeşilimsi suyu atılır. Üzerine yeni ayran konur, On-onbeş gün bu şekildre ayran biriktirilip yüzüne
çıkan suyu atılarak koyu, yoğurt gibi bir ayran elde edilir. Ayranın birikmesinde komşular sıraya girerek, biribirlerine ayran verirler. Hap yapma gibi, diğer taraftan yarma yıkanır, kazana konur
pişirilir. Birikmiş koyuca ayran üzerine dökülerek karıştırılarak pişirilir. Pişme sonunda kalaylı bir leğene alınır, ağzı bir tepsi ile örtülür ve yarmanın şişmesi için bırakılır.
Ertesi gün bu karışım, üzerine bulgur yada yarma ufağı serpilen temiz bir astara, el ayrana batırılarak köfte biçiminde topaklar yapılarak kurumaya bırakılır. Güneşte arkalı önlü iyice kurutlur.
Kurumuş tarhana pişirilmek için yıkanır. Kemikli et, nohut ve beyaz fasulye ile pişirilir. Üzerine kekik konulmuş tereyağı kızdırılarak ekilir ve sofraya getirilir(Duruköy/Arege)
KÖY TARHANASI 3: Önceden biriktirilen ayran bir hafta kadar bekletilip ekşimeye bırakılır. Sokuda(Didekte)dövülüp kepeği alınan buğday kurutulur. İkisi birlikte pişirilir ve ufak parçalar
yapılan bu karışım, dağ nanesi(Yarpız/Narpız) üzerinde, güneşte iyice kurutulur. Her birparça bir dilim ekmek büyüklüğünde olur.Kışın, miktarına göre tarhana suya ezilerek çorbası pişirilir(Ödek)
TİRİT : Divriği de tirit adı verilen yemeğin bir çok ceşide vardır.tirit tandır ekmeği ile yapılır. Tandır ekmeği olmadığı zaman diğer bayat ekmeklerle de yapılabilir. Ekmekler kuşbaşı büyüklğünde
küp şeklinde parçalar halinde dilinir, fırında hafif kızartılarak kurutulur. Bu şekilde hazırlanan ekmekler, her zaman kullanılabilir.
CİLVELİ TİRİT : İki adet kuru soğan doğranır.1-2 kaşık yağda, soğan pembeleşince, kıyma, bir kaşık salça, karabiber, pulbiber, tuz ve suyu konur. Kaynayınca içine üç kaşık pirinç atılır ve pişirilir.
Çorba kıvamından biraz koyuca olan tirit sıcak sıcak tabaklara konmuş kızarmış ekmeklerin üzerine dökülür. Cilveli tirit denilmesinin sebebi içindeki pirinçtir. ARzu edenler, tiridin içine yemek sırasında
salamura peynir koyabilirler.
ERİŞTELİ TİRİT : Tencerede eritilmiş yağa bir yumurta kırılır.(Miktara göre artırılabilir) Üz diş sarmısak doğranır, salçca, kıyma, kırmızı bibek ve karabiberle soğansız soharıç yapılır ve suyu konur. Kaynayınca,
kavrulmuş erişteler atılır, erişteler pişince, karışım, tandır ekmeğinin üstüne dökülür ve sıcak sıcak yenir.
YUMURTALI TİRİT : Aynı şekilde hazırlanır. Pirinç yerine yumurta konur, Tirit hazırlanırken suyu konulduktan sonra kaynayınca, adam başına bir yumurta hesabıyla yumurta kırılır, tirit içinde yumurta lop olarak pişer.
Aynı şekilde ufalanmış ekmeklerin üzerine sıcak sıcak dökülerek sofraya alınır ki tadına doyum olmaz.
ET TİRİDİ : Kemikli etin kaynamasıyla elde edilen tirit, aynı şekide ufalanmış ekmeklerin üzerine kepçeyle dökültüksen sonra üzerine didiklenmiş ve baharat katılmış et ve doğranmış kuru soğan serpilir. Özellikle, güz mevsiminde kış için kıymalar yapıhırken et tiridi mutlaka yapılır. Davar(Koyun)etinin boyun ve omurgasını haşlanması ile yapılan et tiridi çok lezzetli olur.
SÜTLÜ TİRİT : Kurutulmuş, kızartılmış ekmeklerin üzerine, kepçeyle soğuk süt dökülür. Sütün kaymağı da bölünmeden, her tabağa taksim edilir. KAYmağın üzerin de toz şeker ekilir. SOğuk olarak yenilen bu pratik yemek sabah ve öğlenleri yenir. Süt ekmek adıyla da bilinir.
PATATESLİ TİRİT : Soğan, yoğ soharıcına, küçük küçük doğranmış patatesler konur. Karıştırlır, tuz kırmızı biber ve suyu konularak pişirilir. Üç tane yumurta çırpılır, pişen yemeğe katılarak karıştırılır. Hafif suluca olan yemek, kurumuş, kızartılmış ekmeklerin üzerine sıcak dökülerek sofraya getirlir. Patatesli tirite yaz mevsiminde domates de katılabilir.
YUMURTALI TİRİT : Ayni patatesli tirit gibi yapılır. Farkı içine patates konulmamasıdır.
ETLİ TİRİT : Soğan, yağ soharıcısına ev kavurması konarak yapılan karışım, tuzu da konularak suluca pişirilir. Aynı şekilde kızarmış ekmekler üzerine dökülerek sofraya getirilir.
GATIHLI AŞLAR(SOĞUK ÇORBALAR)
GATIH(KATIK) : Yoğurdun yayıkta yayılması sonucu tereyağ elde edilirken yayıkta kalan koyuca ayrana gatıh(Katık) denir. Katık olmadığı zaman bu çorbalar özenmiş (Az su ile karıştırılmış)
yoğurt katılarak da hazırlanabilir.
PİSTİGAN AŞI : Akşamdan ıslatılmış nohut ve fasulyeye, yarı yarıya ölçülmüş mercimek ve aşlık bulgur ilave edilir. Yumuşayıncaya kadar pişirilir. Sıcakken anuhotu serpilir, karıştırılır. Soğuyunca özenmiş yoğurdu katılır,sulandırılır. üzerine kırmızıbiberli yağ yakılır. Anuhotu serpilir. Arzuya göre ezilmiş sarmısak da katılabilir.
YARMA AŞI : Yarma pişirilir, arzu edilirse nohut ve fasulye de konulabilir. Soğuyunca yoğur katılır. içine yöresel olarak samut/dereotu doğranır. Üzerine ayrıca yağ yakılmaz. Yeni gelinin biri, yağ ekmiş diye,
eleştirme konusu bile olmuştur(Aynı çorbaya Sivasta Katıklı Çorba adı verilir, yağ ekilmez ve sadece yüzüne nane ufalanır)
KATMA YARMA AŞI : Ayı şekilde yarma pişirilir, ateşten indirmeye yakın yoğurdu içine aktarılır ve iyice karıştıra karıştıra yedirilir. ocağın altının hafif olmasına ve yoğurdun kaynamamasına dikkat edilir.
Ateşten indirilir ve çorba tenceresi içi su dolu bir leğenin içine oturtularak karıştıra karıştıra soğutulur. Yüzüne samut doğranır. Bu çorba yaz aylarında en fazla tercih edilen çorbası olup misafirlere de yapılır.
KATIKLI İNCE ERİŞTE AŞI : Mercimek haşlanır, arzu edilirse içine kıyma da konulabilir. Mercimek ateşten inmeye yakın içine, ince erişte konulur ve bir iki taşım kaynatılır. Yöresel ifade ile, iki tıkılatılır ve ateşten indirilir
bu mercimekli erişteli karışıma bir tas soğuk su aktarılır ki "Gözü Açılsın " her ne kadar atalar,pişmiş aşa su katılmaz demişlerse de burada soğuk su katmaktan amaç eriştelerin diri kalması erimemesi içindir. Çorba soğuyunca,özenmiş yoğurt yada ayran katılır ve kıvamı ayarlanır. Üzerine reyhan ufalanıp kırmızı biberli yağ ekilir. Arzu edilirse ezilmiş sarmısak da katılabilir. Bu çorba aynı şekilde umaaçla da yapılabildiği gibi şehriye ile de yapılmaktadır.
KATIKLI PİRİNÇ ÇORBASI : Pirinç haşlanır, soğuyunca yoğurdu katılır, kıvamı ayarlanır. Yüzüne reyhan ufalanır, yakılmış yağ ekilir. Bu çorba pirinç yerine şehriye ile de yapılabilirse de yaşlılar yarmanın pastiganın yerine şehriyenin tutmayacağını söyleyerek, aıştıkları lezzetli aşlar için eskiden iyili, gohulu aşlar pişerdi diyerek özlemlerini belirtirler.
TOYGA : İçine küşne (Burçak) konuladan, yarma ile yapılan ayranlı çorbaya toyga çorbası adı verilir (BAŞÖREN)
Eski bir yemek olan toyga, anadolunun çok yaygın ve tanınmış yemeklerinden iridir. Eski anadolu metinlerinde toğa aşı şekilnde geçmekte olup, iş anadoluda çok yapılan bu yemeğe Toğka, tovka, toyga, toyka aşı gibi adlar da verilmektedir.
Eski osmanli metinlerinde ise, bu yemek adının yanıda açıklama şeklinde bozca-aş deyimi de görülür.
AYRANLI ÇORBA : DÖvülmüş yarma ve küşneden(Küşne/Burçak) yapılır. Önce burçak kaynatılır, piştikten sonra suyu atılır ve burçak yeniden suya konunr, sonra kurutulur, Yemek yapılacağı zaman burçak ve yarma birlikte pişirilir. Üzerine yağlı yoğurttan yapılmış ayrın konularak karıştırılır, yazın soğuk yenen bir çorbadır. Arzu edenler burçak ve yarma pişerken içine az nohut ve fasulye koyabilirler (Ödek)
BORONA : Aşlık bulgur suda pişirilir. İçine yaz ise pancar, kış ise ıspanak yaprakları ince ince doğranarak pişen bulgurlu karışıma katılır, karıştırlır, tuzu atılır, ıspanak/pancar pişince, bir kaşık un ile özenmiş yoğurt yada ayran katılır, karıştırarak bir taşım kaynatılır. Ateşten indirilince arzuya göre yüzüne anıklı tereyağ ekilir. Yağ ekilmeden de yenir (BAŞÖREN)
DİĞER YEMEKLER:
KEŞKEK : Kuru kemikli kıyma akşamdan suya konur. Sabahleyin yarma ile birliktekemikler güvece yerleştirilir, tandıra sürülür. iyice pişince kemikler silkelenip etleri dökülür, üzerine yağ gezdirilir ve suluca yenir. Keşkek eski yemeklerimizden olup daha çok kışın pişirilmekteydi.
GENDİME PİLAVI : Dövümemiş yarma, yazdan kurutulmuş kemiklerle birlikte haşlanır. iyice pişince, yüzüne kızdırılmış yağ ekilir. Çorab-Piav arası, biraz suluca yenen bir yemektir.
PANCAR PİLAVI : Tencerede soharıç yapılır, üzerine doğranmış pancarlar ve suyu konur. Kaynamaya çıkınca aşlık bulgur ilave edilir. Pişince yüzüne yakılmış yağ ekilir. Bu yemeğin de adı her ne kadar pilavsa da çorba-Pilav arası suluca bir yemektir. Yazın, bahçelerde kendiliğinden yetişen ak pancar, evelik, madımalak, herdemgüzeli, kazankarası gibi, bitkilerle de bu pilav pişirilir.
CUMUR : Tuzsuz ya da tuzu alınmış tereyağıyla pekmek karıştırılarak eritilir. Kuru tandır ekmeğinin üzerine dökülür ve sıçak yenir(Duruköy/Arege)
HAŞIL : Tencereye konan su ocakta kaynayınca içine yavaş yavaş un ilave edilrek, devamlı karıştırılır ve koyuca bir bulamaç elde edilir. Piştikten sonra gneiş bir tepsiye alınır, ortası çukur yapılır, buraya eritilmiştereyağı doldurulur, Tatlı olması için ayğın içine bal yada pekmez ilave edilirse tatlı şahıs adını alır. Süt kanorsa süklü haşıl denir (Ödek Yağbasan, Başören)
OĞMAÇ : taze ekmek, eritilmiş tereyağ içinde iyice ufalanarak oğmaç yapılır. Kolay hazırlanan ve lezzetli olan bi ryiyecektir. (BAŞÖREN)
SIRIM : Kuru tandır ekmeği küçük parçalara bölünür. Üzerine yoğurttan ayran yapılarak dökülür, taze maydanoz doğranır, serpilir. Kızdırılmış tereyağ ekilerek yenir (Duruköy/Arege)
DİVRİĞİ YÖRESİNİN BAŞLICA YEMEKLERİ
BULGUR AŞI : Aşlık yani çorbalık kalın bulgur ve mercimekle yapılan çarbadır. Tencereye bir iki baş sğan ince ince doğnarın. Soğanlar yağ vekıyma ile ateş üzerinde çevrilerek Soharıç yapıhır. Üzernie saçla ve kırmızı biber suyu ve tuzu ilave edilerek yumuşayıncaya kadar pişirilir.
Üzerine yakılmış tereyağ(Tavada kızdırılmış yağ)ekilir, sonra reyhan ufalanır. Sıcak sıcak sofraya getirilir.
TIRTA : Eskidne kıtlık yıllarında pişirilen bir aştır. Kaynayan suyun içine
bulgur yada yarma atılır. Kendiliğinden yetişen yenilebilen bitkiler toplanır, doğnanır,çorba yapılan tencereye konur, kaynatılır. İki kaşık un, su ile bulamaç yapılır ve kaynayan aşa katılır. Yüzüne yağ etilerek yenir(Yağbasan)
BADUÇ AŞI : Divriği de yeşil fasülyeye baduç adı verilir. Baduç aşı,
aynı bulgur aşı gibi hazırlanır. ark olarak içine, 20-25 kadar,
ince doğranmış yeşil fasülye konulmasıdır. Yaz aylarında sevilen
çorbası olmakla birlikte yazdan doğranıp, kurutulmuş fasulyelerle
de kışın baduç aşı pişirmek mümkündür.
DÜĞÜRCEK AŞI : Güzün unluk ve bulgularlar hazırlanırken, değirmenden gelen taze çekilmiş bulgurun elenme işleminde en ince ince bulgur olarak anılan içlik bulgur elde etmek için eleme yapılırken alta geçen irmik günümüzdeki döküntüler düğürcek adını alır.
Çoğunlukla eskiden sabahları pişirilen bu çorbayı gençler pek sevmezler, şaka yollu şu serzenişte bulunurlar. "Düğürcek aşı odamı ne tutar ki,iki adım atmadan açıkırsın" derler.Bunarağmen büyükler düğürceğin helle aşından daha tok tutacağını şu sözlerlerle belirtirler;
"Helle aşı ye bağı dolan, düğürcek aşı ye dağı dolan"
SOHARIÇLI DÜĞÜRCEK AŞI :Tenceredeki tuzlu suda yeteri kadar düğürcek devamlı karıştırılarak pişirilir.
Üzerine, tereyağı içinde doğranmış soğan, kıyma yağ ve az saçla ile yapılan sokarıç dökülür.
SOHARIÇSIZ DÜĞÜRCEK AŞI : Pişirilen çorbaya soharıç konulmadan sofraya getirilir. İsteyen dut pekmezi katarak yer.
Arzuya göre,ayran ve süt de düğürcek çorbasına katılır. Kaynarken çıkardığı ses dolayısı ile düğürcek aşının bir adı
Pıtpıt aşı olarak bilinmektedir.
DÜĞÜN AŞI : Her ne kadar Divriği de düğün yemeklerinde çorba olmazsa da, bu çorba ağa, paşa konaklarında pişen bir çorbadır.
Her evde bilinmeyen çorba için iki tarif tespit edilmiştir.
Yarımşar su bardağı haşlanmış nohut ve fasulye, iki bardak yoğurt, bir yemek kaşığı dolusu un ve 200 g. kadar parça et ve
bir yumurta ile hazırlanmış erişte yada tutmaç bu çorbanın ana malzemesidir. Parça et suda haşlanır ve küçük küçük doğranır.
Etin haşlandığı et suyunun içine haşlanmış nohut ve fasulyeler küçük doğranır. Etin haşlandığı et suyunun içine haşlanmış nohut ve fasulyeler katılır. Kaynatılır. erişte yada kare halinde kesilmiş(Tutmaç) hamurlar atılırı ve pişince yoğurda un katılarak bulamaç yapılır ve karıştırılarak kaynamakta olan çorbanın içine katılır. Pişince yüzüne bir çorba kaşığı tereyağ içine kırmızı biber konark kızdırılır, anuhotu ilave edilerek çorbanın yüzüne dökülür.
Bu çorbayı küçük doğranmış parça et yerine 200 . kıyma, karabiber ve tuç ilavesiyle küçük köfteler yapılmasıyla da pişirilir.
Haşlanmış nohut, bir yumurtadan yoğrulmuş yumaktan kare kesilmiş hamur ve köfteler, tuzu da konarak çorba tenceresinden pişirilir.
Yoğurt, bir yumurta ve un ile yapılan bulamaç çorbaya karıştırılarak katılır ve pişince yüzüne kırmızı biberli yağ gezdirilir.
"Köfteli düğün aşı adı verilen bu çorbanın bir adı da yuvarlama çorbasıdır. Gaziantepte de yoğurtlu ufak köfte ve yuvarlama adı
verilen çorbalar benzer şekilde yapılmaktadır.
EKŞİ AŞI(EŞGİAŞI):Mercimek ve bulgurla yapılan bir çorba çeşididir. Tencerede yağ eritilir, kıyması konur, mercimeği, aşlık bulguru(Çorbalık Bulgur) ilave edilir. Eğer mevsimse yaz ise, çorbanın içine, ekşi erikten(aluçar)25-30 adet kadar konur. Kışın yapılan çorbaya ise yazdan yapılmış olan el büyüklğünde bastık yada ekşi erik ezmesi konur. Suyu ve tuzu ilave edilir. Pişince, yüzüne, ezilmiş birkaç diş sarmısak ve anuhotu serpiştirilen kızdırılmış terayağı ekilir. Çorbanın yüzüne anuh, reyhan,v.b. gibi kokulu bitkilerin yağ ile yapılan karışımına, Çorbanın Cilvesi denir.
Bastık ve erik ezmesi olmadığı zaman ekşi aşı, limon suyu yada limon tuzu ile de yapılabilir. Eskiden özellikle hamama gidildği gün pişirilirdi.ii
Ekşi aşı için şöyle bir reçete verilebilir.
1 Su bardağı aşlık bulgur
1 su bardağı mercimek(Divriği de koyu kahverenkli mercimek kullanılır, yeşil mercimekle de pişirilebilir)
1-2 kaşık yağ
2-3 kaşık kıyma yada kvurma
1 çay bardağı nohut veya fasulye
20-25 adet aluçar (Ekşi erik) mevsim kış ise aluçar bulunmadığı için, eşgi bastıh yada eşgi erik ezmesi,
2 diş sarmısak,
2 çay kaşığı anuhotu
İçine nohut, fasulye konak ekşi aşı, pastigan aşı ve bulgur aşı için "İliklii düğmeli" tabiri kullanıır.
Beğeni maksadıyla söylenen bu söz, derli toplu, tertipli hanımlar için de bir benzetme olarak kullanılır.
KAVURMA HELLESİ : Az yağda un iyice kavrulur, topaklanmasın diye soğuk su azar azar ilave edilerek, karıştıra karıştıra pişirilir.
İçine baharat ve salça konmaz. Daha çok hastalara, boğazı ağrıyanlara pişirilen bir çorba çeşididir
HELLE AŞI : Önce pirinç haşlanır, uçukur bir kapta iki kaşık un suda ezilerek kaynayan pirince ilave edilir. UN kokusu kaybolana kadar,
karıştıra karıştıra pişirilir. İyi karıştırılmazsa hep topaklanır hemde tencerinin gibi tutar. İçine fındak büyüklüğünde doğranmış
peynir konur v eocaktan indirilir. Üzerine karabiber ve yakışmış tereyağ ekilir. Arzu edilirse kırmızı biber de serpilir. Bu çorba
seferbeklikte aşlık bulgur ve çökelikle de pişirilmiştir.
BULGURLU SÜT AŞI : Aşlık bulgur hafif tuzlu suda haşlanır. Üzerine süt dökülür. Kaynatılır. sıçak olarak içilir. Köylerde çok yapılan bir çorbadır.
SÜTLÜ YARMA AŞI : Aynı bulgurlu süt aşı gibi pişer, bulgur yerine yama konullur. Yüzüne karabiber ekilerek sofraya konulur.
LAPA AŞI : Yarma unu ile yapılan ir yemektir. tencereye, karabiber, kırmızı biber, tuz ve yarma unu konur. Bir ölçü yarma unu için iki ölçü su
konarak karıştırılır. Pişince, aynı düğürcek aşı gibi, yoğurt, ayran yada pekmez konarak yenir(Kevendüzü/Anzağar/Üçpınar/Gökçeharman)
TIRHIT : Tencerede yağ eritilir, Doğranmış soğan, kıyma, salça konarak karıştırılır. Suyu ilave edilir. Kaynayınca aşlık bulgur atılır.
Bulgur pişince, yoğun erişte adı verilen kavrulmuş erişte konup bir taşım kaynatılır. Yüzüne kızdırılmış tereyağ ekilir. Yeşil soğanla yenir.
ALİBİDİK AŞI : Tırhıt biraz suluca pişirilirse Alibidik aşı adı verilir. Bu yemek çorbadan koyu, fakat tırhıttan daha suluca olur.
UMAÇ AŞI : Bu yemeği pişirmek için umaç hazırlanır. Umaç : Erişte yapımı sırasında hazırlanan hamurla yapılır. Yufkası erişteden biraz kalın, yani bazlama gibi açılır. Dah asonra bez üstünde güneşte kurutulur. Umacın hamuru su ile uzlu olarak oğurulduğu için bu kuruma sırasında ufalanır.
Umacın hamuru su ile kuzlu olarak yoğurulduğu için bu kuruma sırasında ufalanır. Bu parçalar istenirse tandırda kavrulur. istenirse güneşte kurumuş haliyle de kullanılır. Umacın iki çeşit yeeği yapılır.
1-Katıksız umaç aşı,
2-Katıklı umaç aşı,
Her ikisinde de önce mercimek pişirilir. Sonra kıyma ve salça ilave edilir. Mercimekler pişince umaç parçaları atılır.
Çorba sıçak yenecekse kavrulmuş umaç parçaları ile hazırlanır. Soğuk yenecekse güneşte kurutulmuş umaç parlararıyla pişirilir. Soğuyan yemeğe Sarmısaklı yoğurt katılır ve yüzüne yağ gezdirilir ve reyhan kurusu serpilir.
Bir başka umaç tarafi de şöyledir
Yazdan yufkalar yapılır, umaç için parçalanan yufkalar foronda hafifçe kavrulur. Bir tencere de kıyma, soğan yağ ile hazırlaan sokarıca tuz ve su ilave edilir. KAynayınca mercimek konur. Mercimekler pişince, umaç için parçalanmış ve kavrulmuş yukalar tencereye atılır. Bir taşım kaynayınca indirilir. Yüzüme taze soğan, maydanoz, yeşil biber ince ince kıyılarak serpilir ve sofraya getirilr. Yemeğe umaç denilmesinin sebebi yufkanın ufak parçalara ayrılması, ufalanması, halk diliyle ovalanması sebebi ile bu orta Asya kökenli eski yemeğimiz ülkemizde omaç, oğmaç, öğümeç, öfelemeç, uğmaç gibi benzer adlarla anılır
Divriği sözlü geleneğinde ünlü bir dörtlük şöyledir:
Divriği dedükleri
Umaçtır yedükleri
Çok hoşuma gediyi
Hatuncuk dedükleri
TUTMAÇ AŞI : Eski bir yemek olup, Çorum ve Bolu yöresinde de bilinmektedir. Ramazan ayında iftar çorbası olarak yapılan, yoğurt olmayınca kurut(Kurutulmuş Yoğurt)
ile de yapılan bu çorbaya Van'da tutmanç denilmektedir.
Divriği de tutmaç aşı hazırlamak için, doğranmış soğan, kıyma, salça, kırmızıbiber ve yağ ile soharıç yapılır. Su ilave edilir ve mercimeği konularak yumuşayıncaya kadar pişirilir. Kesilmiş tutmaç atılır, tutmaçlar da pişince üzerine reyhan ufalanarak yakılmış tereyağı gezdirilir. bir pişirme türü de tencerede salçasız soharıç yapılır, suyu ilave edilir, kaynayınca yoğurt az unla özenerek, azar azar kaynayan su konularak karıştırılarak pişirilir.
Diğer bir pişirme şekli ise, tutmaç suda haşlanır. Soğuyunca içine sarmısaklı yoğurt eklenir, yüzüne kırmızıbiberli yağ ekilir. Bu yemek Sivas'ta sübüra(Su Böreği)adıyla anılır. Yanlız, Sübüra hamuru daha küçük kareler halende kesilir. Aynı yemeğe Gaziantep te börek çorbası adı verilmektedir ve içine kavrulmuş kıyma konur. "Sivas'ta kesilen
parçalar içine kıyma ve soğan karışımı konularak yapılan türüne de yapma sübürası adı verilir.
TUTMAÇ : Hamurun sac ekmeği gibi açılıp, küçük kareler halinde kesilmesi ile erişte ve umaç hazırlama işindeki gibi, tutmaç da aynı hamurdan yapılır. Bazı evler tutmaç hamuruna yumurta katarlar. Yumurta eriştesi yapımında kullanılan hamurdan da tutmaç kesilir. güneşte kurutulan tutmaçlar tandırda kavrulur. Umaçla tutmaç birbirlerine benzerler, biri yufkanın ufalanarak, diğeri de kesilmesiyle hazırlanır.
İNCE ERİŞTE AŞI : Güneşte kurutularak yapılan ince erişteyle pişirilen bir çorba çeşididir. Tencerede soğan, kıyma, salça ve kırmızıbiberle soharıç hazırlanır. Suyu ilave edilir.
Kaynayınca mercimeği konur. Mercimek işince, ince erişteler atılır ve bir taşım kaynatılarak yani Divriği&de söylendiği gbi, dömbelek aşırtılarak ateşten indirilir. Üzerine reyhan öfelenir(Ufalanır) tereyağ ekilir.
YOĞUN ERİŞTE AŞI : Soharıçı yapılıp, mercimği konularak pişirilen çorbaya yoğun erişte konur.Pişince üzerine yanlız tereyağ ekilir. Reyhan konmaz.Yoğun erişte, kış hazırlıkları olarak,
güzün fırınlarda kavrularak hazırlanan eriştedir. Sİvas'ta bu erişteye kavurma eriştesi denir.
PİRİNÇ ÇORBASI : Yağ, kıyma, soğan, salça ve bibir ile soharıç yapılır. Tuzu ve suyu konur. Su kaynayınca pirinç atılır. Pirinçler fazla pişmeden çorba ateşten indirilir.
Çünkü dururken de pirinçler yumuşar. Yüzüne yağ yakılır, reyhan öfelenir. Her zaman yapılabilen bir çora olduğu gibi özellikle hastalar ve lohusalar için pişirilir.
KELLECOŞ : Keş ile hazırlanan bir çorba çeşididir. Keş eskiden daha çok köylerde yapılıp getirilen bir süt ürünü idi. Yoğurdu saklamaya yönelik bir uygulama olan keş yapımı Şöyleydi:
Süzme yoğurt ve çökelek karışımı tuz konularak yoğurulur. Avuç içinde topaklar halinde parçalara alınarak tahtalar üzerinde iki tarafı çevrilere kurutulur. Kışın bir çorbayı hazırlamak için önce keşler yıkanır. Sonra ılık suda, keşezen yada keşgezen adı verilen içi tırtıklı özel kaplarda ezilir. Keşezen bugün pek çok kimsenin bilmediği, görmediği ve işmiş topraktan imal edilmiş eski bir mutfak gerecidir. Keş içiye ezildikten sonra tencerede soğan kıyma yağ soharıçı yapılır. eskiden salça konulmadan şiririlirse de salça koyarak pişirenler de vardır.
Bu soharıcın içine ezilmiş keş katılır ve iyice karıştıralark pişirili. Kıvamı koyuyca olan bu yemek ufalanmış tandır ekmeğinin üzerine dökülür. Dövülmüş sarmısak ekilir ve üzerinde yağ geçdirilir. Keş ile yapılan bu çorba lezzetli olduğu için : " Ağzının tadını bilsen, her gün keş yersin" şeklinde bir atasözü vardır ki Sivasta' ta söylenir.
TARHANA ÇORBASI(UN TARHANASI) : Kış günlerinin en güzel çorbalarından biri de tarhana olup, yurdumuzun birçok yerinde olduğu gibi yazdan hazırlanır.Tarhana yapmak için önce domates,
yeşil biber, soğan, nane, maydanoz ayrı ayrı haşlanır ve kamustan yani kevgirden geçirilir. Yoğurçt, un irmik ve tuz ve biber bu sebzelere katılarak tarhana hamuru yoğurulur. Üzerie
örtülür ve ekşimeye yani mayalanmaya bırakılır. Üç-dört gün içinde hergün bir iki kere yoğurulur. Ekşiyince, temiz bir bez yada tahta üzerinde yumaklar halinde yayılarak güneşte
kurumaya bırakılır. Kuruyan parçalar, avuçta ufalanarak ince kalburdan geçirlir ve toz halinde saklanır. Çorbasını pişirmek için, tencerede yağ eritilir.Az salça ve suda ezilmiş tarhana katılarak ve
su ileve edilerek karıştırılarak pişirilir. Üzerine nane serpilir, eritilmiş yağ gezdirilir.
KÖY TARHANASI 1: Yarma pişirili, içine yoğurt yada ayran katılır. Karıştırılarak, koyulaşıncaya kadar pişirilir. Soğuyunca el yoğurda batırılarak köfte gibi topaklar yapılıp, temiz bir yerde kurutulur.
Çorbası yapılacağı zaman, su ile ezilen topraklar-içine ıslatılmış ve sonra pişirilmiş nohut ve fasülye de konularak-pişirilir, sonra yüzüne anuhotu ekilir, biberli yağ gezdirilir.
KÖY TARHANASI 2:Yayık ayranı bir küpe konur, içerine tuz atılır. Ertesi günü yüzüne çıkan yeşilimsi suyu atılır. Üzerine yeni ayran konur, On-onbeş gün bu şekildre ayran biriktirilip yüzüne
çıkan suyu atılarak koyu, yoğurt gibi bir ayran elde edilir. Ayranın birikmesinde komşular sıraya girerek, biribirlerine ayran verirler. Hap yapma gibi, diğer taraftan yarma yıkanır, kazana konur
pişirilir. Birikmiş koyuca ayran üzerine dökülerek karıştırılarak pişirilir. Pişme sonunda kalaylı bir leğene alınır, ağzı bir tepsi ile örtülür ve yarmanın şişmesi için bırakılır.
Ertesi gün bu karışım, üzerine bulgur yada yarma ufağı serpilen temiz bir astara, el ayrana batırılarak köfte biçiminde topaklar yapılarak kurumaya bırakılır. Güneşte arkalı önlü iyice kurutlur.
Kurumuş tarhana pişirilmek için yıkanır. Kemikli et, nohut ve beyaz fasulye ile pişirilir. Üzerine kekik konulmuş tereyağı kızdırılarak ekilir ve sofraya getirilir(Duruköy/Arege)
KÖY TARHANASI 3: Önceden biriktirilen ayran bir hafta kadar bekletilip ekşimeye bırakılır. Sokuda(Didekte)dövülüp kepeği alınan buğday kurutulur. İkisi birlikte pişirilir ve ufak parçalar
yapılan bu karışım, dağ nanesi(Yarpız/Narpız) üzerinde, güneşte iyice kurutulur. Her birparça bir dilim ekmek büyüklüğünde olur.Kışın, miktarına göre tarhana suya ezilerek çorbası pişirilir(Ödek)
TİRİT : Divriği de tirit adı verilen yemeğin bir çok ceşide vardır.tirit tandır ekmeği ile yapılır. Tandır ekmeği olmadığı zaman diğer bayat ekmeklerle de yapılabilir. Ekmekler kuşbaşı büyüklğünde
küp şeklinde parçalar halinde dilinir, fırında hafif kızartılarak kurutulur. Bu şekilde hazırlanan ekmekler, her zaman kullanılabilir.
CİLVELİ TİRİT : İki adet kuru soğan doğranır.1-2 kaşık yağda, soğan pembeleşince, kıyma, bir kaşık salça, karabiber, pulbiber, tuz ve suyu konur. Kaynayınca içine üç kaşık pirinç atılır ve pişirilir.
Çorba kıvamından biraz koyuca olan tirit sıcak sıcak tabaklara konmuş kızarmış ekmeklerin üzerine dökülür. Cilveli tirit denilmesinin sebebi içindeki pirinçtir. ARzu edenler, tiridin içine yemek sırasında
salamura peynir koyabilirler.
ERİŞTELİ TİRİT : Tencerede eritilmiş yağa bir yumurta kırılır.(Miktara göre artırılabilir) Üz diş sarmısak doğranır, salçca, kıyma, kırmızı bibek ve karabiberle soğansız soharıç yapılır ve suyu konur. Kaynayınca,
kavrulmuş erişteler atılır, erişteler pişince, karışım, tandır ekmeğinin üstüne dökülür ve sıcak sıcak yenir.
YUMURTALI TİRİT : Aynı şekilde hazırlanır. Pirinç yerine yumurta konur, Tirit hazırlanırken suyu konulduktan sonra kaynayınca, adam başına bir yumurta hesabıyla yumurta kırılır, tirit içinde yumurta lop olarak pişer.
Aynı şekilde ufalanmış ekmeklerin üzerine sıcak sıcak dökülerek sofraya alınır ki tadına doyum olmaz.
ET TİRİDİ : Kemikli etin kaynamasıyla elde edilen tirit, aynı şekide ufalanmış ekmeklerin üzerine kepçeyle dökültüksen sonra üzerine didiklenmiş ve baharat katılmış et ve doğranmış kuru soğan serpilir. Özellikle, güz mevsiminde kış için kıymalar yapıhırken et tiridi mutlaka yapılır. Davar(Koyun)etinin boyun ve omurgasını haşlanması ile yapılan et tiridi çok lezzetli olur.
SÜTLÜ TİRİT : Kurutulmuş, kızartılmış ekmeklerin üzerine, kepçeyle soğuk süt dökülür. Sütün kaymağı da bölünmeden, her tabağa taksim edilir. KAYmağın üzerin de toz şeker ekilir. SOğuk olarak yenilen bu pratik yemek sabah ve öğlenleri yenir. Süt ekmek adıyla da bilinir.
PATATESLİ TİRİT : Soğan, yoğ soharıcına, küçük küçük doğranmış patatesler konur. Karıştırlır, tuz kırmızı biber ve suyu konularak pişirilir. Üç tane yumurta çırpılır, pişen yemeğe katılarak karıştırılır. Hafif suluca olan yemek, kurumuş, kızartılmış ekmeklerin üzerine sıcak dökülerek sofraya getirlir. Patatesli tirite yaz mevsiminde domates de katılabilir.
YUMURTALI TİRİT : Ayni patatesli tirit gibi yapılır. Farkı içine patates konulmamasıdır.
ETLİ TİRİT : Soğan, yağ soharıcısına ev kavurması konarak yapılan karışım, tuzu da konularak suluca pişirilir. Aynı şekilde kızarmış ekmekler üzerine dökülerek sofraya getirilir.
GATIHLI AŞLAR(SOĞUK ÇORBALAR)
GATIH(KATIK) : Yoğurdun yayıkta yayılması sonucu tereyağ elde edilirken yayıkta kalan koyuca ayrana gatıh(Katık) denir. Katık olmadığı zaman bu çorbalar özenmiş (Az su ile karıştırılmış)
yoğurt katılarak da hazırlanabilir.
PİSTİGAN AŞI : Akşamdan ıslatılmış nohut ve fasulyeye, yarı yarıya ölçülmüş mercimek ve aşlık bulgur ilave edilir. Yumuşayıncaya kadar pişirilir. Sıcakken anuhotu serpilir, karıştırılır. Soğuyunca özenmiş yoğurdu katılır,sulandırılır. üzerine kırmızıbiberli yağ yakılır. Anuhotu serpilir. Arzuya göre ezilmiş sarmısak da katılabilir.
YARMA AŞI : Yarma pişirilir, arzu edilirse nohut ve fasulye de konulabilir. Soğuyunca yoğur katılır. içine yöresel olarak samut/dereotu doğranır. Üzerine ayrıca yağ yakılmaz. Yeni gelinin biri, yağ ekmiş diye,
eleştirme konusu bile olmuştur(Aynı çorbaya Sivasta Katıklı Çorba adı verilir, yağ ekilmez ve sadece yüzüne nane ufalanır)
KATMA YARMA AŞI : Ayı şekilde yarma pişirilir, ateşten indirmeye yakın yoğurdu içine aktarılır ve iyice karıştıra karıştıra yedirilir. ocağın altının hafif olmasına ve yoğurdun kaynamamasına dikkat edilir.
Ateşten indirilir ve çorba tenceresi içi su dolu bir leğenin içine oturtularak karıştıra karıştıra soğutulur. Yüzüne samut doğranır. Bu çorba yaz aylarında en fazla tercih edilen çorbası olup misafirlere de yapılır.
KATIKLI İNCE ERİŞTE AŞI : Mercimek haşlanır, arzu edilirse içine kıyma da konulabilir. Mercimek ateşten inmeye yakın içine, ince erişte konulur ve bir iki taşım kaynatılır. Yöresel ifade ile, iki tıkılatılır ve ateşten indirilir
bu mercimekli erişteli karışıma bir tas soğuk su aktarılır ki "Gözü Açılsın " her ne kadar atalar,pişmiş aşa su katılmaz demişlerse de burada soğuk su katmaktan amaç eriştelerin diri kalması erimemesi içindir. Çorba soğuyunca,özenmiş yoğurt yada ayran katılır ve kıvamı ayarlanır. Üzerine reyhan ufalanıp kırmızı biberli yağ ekilir. Arzu edilirse ezilmiş sarmısak da katılabilir. Bu çorba aynı şekilde umaaçla da yapılabildiği gibi şehriye ile de yapılmaktadır.
KATIKLI PİRİNÇ ÇORBASI : Pirinç haşlanır, soğuyunca yoğurdu katılır, kıvamı ayarlanır. Yüzüne reyhan ufalanır, yakılmış yağ ekilir. Bu çorba pirinç yerine şehriye ile de yapılabilirse de yaşlılar yarmanın pastiganın yerine şehriyenin tutmayacağını söyleyerek, aıştıkları lezzetli aşlar için eskiden iyili, gohulu aşlar pişerdi diyerek özlemlerini belirtirler.
TOYGA : İçine küşne (Burçak) konuladan, yarma ile yapılan ayranlı çorbaya toyga çorbası adı verilir (BAŞÖREN)
Eski bir yemek olan toyga, anadolunun çok yaygın ve tanınmış yemeklerinden iridir. Eski anadolu metinlerinde toğa aşı şekilnde geçmekte olup, iş anadoluda çok yapılan bu yemeğe Toğka, tovka, toyga, toyka aşı gibi adlar da verilmektedir.
Eski osmanli metinlerinde ise, bu yemek adının yanıda açıklama şeklinde bozca-aş deyimi de görülür.
AYRANLI ÇORBA : DÖvülmüş yarma ve küşneden(Küşne/Burçak) yapılır. Önce burçak kaynatılır, piştikten sonra suyu atılır ve burçak yeniden suya konunr, sonra kurutulur, Yemek yapılacağı zaman burçak ve yarma birlikte pişirilir. Üzerine yağlı yoğurttan yapılmış ayrın konularak karıştırılır, yazın soğuk yenen bir çorbadır. Arzu edenler burçak ve yarma pişerken içine az nohut ve fasulye koyabilirler (Ödek)
BORONA : Aşlık bulgur suda pişirilir. İçine yaz ise pancar, kış ise ıspanak yaprakları ince ince doğranarak pişen bulgurlu karışıma katılır, karıştırlır, tuzu atılır, ıspanak/pancar pişince, bir kaşık un ile özenmiş yoğurt yada ayran katılır, karıştırarak bir taşım kaynatılır. Ateşten indirilince arzuya göre yüzüne anıklı tereyağ ekilir. Yağ ekilmeden de yenir (BAŞÖREN)
DİĞER YEMEKLER:
KEŞKEK : Kuru kemikli kıyma akşamdan suya konur. Sabahleyin yarma ile birliktekemikler güvece yerleştirilir, tandıra sürülür. iyice pişince kemikler silkelenip etleri dökülür, üzerine yağ gezdirilir ve suluca yenir. Keşkek eski yemeklerimizden olup daha çok kışın pişirilmekteydi.
GENDİME PİLAVI : Dövümemiş yarma, yazdan kurutulmuş kemiklerle birlikte haşlanır. iyice pişince, yüzüne kızdırılmış yağ ekilir. Çorab-Piav arası, biraz suluca yenen bir yemektir.
PANCAR PİLAVI : Tencerede soharıç yapılır, üzerine doğranmış pancarlar ve suyu konur. Kaynamaya çıkınca aşlık bulgur ilave edilir. Pişince yüzüne yakılmış yağ ekilir. Bu yemeğin de adı her ne kadar pilavsa da çorba-Pilav arası suluca bir yemektir. Yazın, bahçelerde kendiliğinden yetişen ak pancar, evelik, madımalak, herdemgüzeli, kazankarası gibi, bitkilerle de bu pilav pişirilir.
CUMUR : Tuzsuz ya da tuzu alınmış tereyağıyla pekmek karıştırılarak eritilir. Kuru tandır ekmeğinin üzerine dökülür ve sıçak yenir(Duruköy/Arege)
HAŞIL : Tencereye konan su ocakta kaynayınca içine yavaş yavaş un ilave edilrek, devamlı karıştırılır ve koyuca bir bulamaç elde edilir. Piştikten sonra gneiş bir tepsiye alınır, ortası çukur yapılır, buraya eritilmiştereyağı doldurulur, Tatlı olması için ayğın içine bal yada pekmez ilave edilirse tatlı şahıs adını alır. Süt kanorsa süklü haşıl denir (Ödek Yağbasan, Başören)
OĞMAÇ : taze ekmek, eritilmiş tereyağ içinde iyice ufalanarak oğmaç yapılır. Kolay hazırlanan ve lezzetli olan bi ryiyecektir. (BAŞÖREN)
SIRIM : Kuru tandır ekmeği küçük parçalara bölünür. Üzerine yoğurttan ayran yapılarak dökülür, taze maydanoz doğranır, serpilir. Kızdırılmış tereyağ ekilerek yenir (Duruköy/Arege)