Merak ediyorum, biz ne zaman duyarlılığımızı bu derece yitirdik,vicdanımızın sesini en derinlere nasıl saklayıp duymaz olduk???
Kör gözler görmekten aciz olsa da bütün Dünyanın gözleri önünde bir kadına tecavüz ediliyor. Bu kadını hepimiz tanıyoruz aslında. Bir zamanlar güzelliği ile masallara konu olan bu kadın bizim alt katımızda oturan komşumuz. Uzunca bir süre aynı evi paylaştığımız çok iyi tanıdığımız birisi o kadın. Bu komşu kadının adı : IRAK.
Evet, zorbaca bu kadının evi talan ediliyor uzun zamandan beri. Bütün eşyalarına el konuluyor,çocukları zalimce öldürülüyor. Üstelik bu işgal ve tecavüz gizlice değil bütün Dünyanın gözleri önünde yaşanıyor maalesef. Tecavüzü haklı göstermek için kılıf ise çok önceden hazırlanmış…
Sözde demokrasiyi yerleştirme ve bölgeyi nükleer silahlardan arındırma politikasıymış (!) bu düpedüz işgal ve tecavüzün gerekçesi. Oysa hakikat bambaşka. Dünyanın tek hakimi olmaya kararlı bir ülkenin son kurbanı olan bu zavallı ülke paramparça edilmiş ve lokma lokma yutuluyor. Uygar(!) Dünyada adeta bir film gibi bu vahşi katliamı sessizce seyrediyor…
Demokrasi ve barış adına(!) hak ,hukuk, adalet ayaklar altına alınmış acımasızca çiğneniyor. Asıl amaç ise ortada. Irak’la başlayıp, Suriye sonra İran’ı ve Türkiye’yi de içine alan bir bölgede sözde bağımsız ama göbeğinden Amerika’ya bağlı bir kukla Kürt Devleti oluşturmak, böylelikle rahatça Dünya’nın bu bölgesinde bir İleri karakol kurarak nüfuz alanını genişletmek. Geniş kaynaklara sahip olan bu bölgeyi rahatça sömürmek. Daha sonrada kültürel yıkıma uğrayan, öz benliğini yitirmiş,bağımsızlığını kaybetmiş uydu devletler üzerinden atını rahatça koşturmak…
Günümüzde topla tüfekle yapılan savaşlar yok artık. Sadece kahramanlık yeterli değil ne yazık ki. Son derece uyanık olmak ve gerçekleri görmek gerekiyor. Şimdilerde sıcak savaşlar yerine parçala,böl,yut politikası ,yani kaleyi içten fethetme politikası geçerli.
Herkese ders olması gereken bir işgal olayı ile karşı karşıyayız bugün. Sessiz kalınırsa ve bilinçli davranılmazsa eğer, bugün komşunun başına gelenler yarın Türkiye’nin başına gelecektir fiili olarak. Görünmez şekilde , çeşitli oyunlarla ve kukla iktidarlarla hükümlerini sürdürmekte zaten karanlık güçler. Yarın öbür gün açık ve aleni işgal kaçınılmaz olacaktır bu oyunlara seyirci kalınmaya devam edilirse. Birlik ve beraberlik halinden uzak kalınırsa. Kula kul olmaya devam edilirse…
Bu nedenle kültürel yozlaşmaya dur demeli , manevi değerlerimize ve gerçek özümüze sahip çıkmalı ve onları ölümüne savunmalıyız. Zalimin zulmune ancak güçlü ve kararlı olursak birlik olursak direnebiliriz…
Gözümüzden de gönlümüzden de ırak değilsin komşumuz IRAK. Uyan artık ve sahip çık kendine uyanarak!
Uyan ! Babilin Asma bahçelerinde gez yine salınarak!
Uyan! Dicle ve Fırat Ağlıyor sana Bak!
Ey Dünya Uyan ve sahip çık kendine Uyanarak!
Sevgi –Canan KURTOĞLU
(Yazı 2 sene önce kaleme alınmıştır ve birtakım sitelerde yayınlanmıştır ancak hala güncelliğini korumaktadır…Alevler Türkiye Cumhuriyetine çoktan sıçramıştır ,Ülke gafletle vatanına ihanet eden ayrılıkçılarla dolmuş ve hala uykuda olanlar uyanmamıştır…)
KANAYAN YARAYA IRAK OLMAYALIM...
Merak ediyorum, biz ne zaman duyarlılığımızı bu derece yitirdik,vicdanımızın sesini en derinlere nasıl saklayıp duymaz olduk???
Kör gözler görmekten aciz olsa da bütün Dünyanın gözleri önünde bir kadına tecavüz ediliyor. Bu kadını hepimiz tanıyoruz aslında. Bir zamanlar güzelliği ile masallara konu olan bu kadın bizim alt katımızda oturan komşumuz. Uzunca bir süre aynı evi paylaştığımız çok iyi tanıdığımız birisi o kadın. Bu komşu kadının adı : IRAK.
Evet, zorbaca bu kadının evi talan ediliyor uzun zamandan beri. Bütün eşyalarına el konuluyor,çocukları zalimce öldürülüyor. Üstelik bu işgal ve tecavüz gizlice değil bütün Dünyanın gözleri önünde yaşanıyor maalesef. Tecavüzü haklı göstermek için kılıf ise çok önceden hazırlanmış…
Sözde demokrasiyi yerleştirme ve bölgeyi nükleer silahlardan arındırma politikasıymış (!) bu düpedüz işgal ve tecavüzün gerekçesi. Oysa hakikat bambaşka. Dünyanın tek hakimi olmaya kararlı bir ülkenin son kurbanı olan bu zavallı ülke paramparça edilmiş ve lokma lokma yutuluyor. Uygar(!) Dünyada adeta bir film gibi bu vahşi katliamı sessizce seyrediyor…
Demokrasi ve barış adına(!) hak ,hukuk, adalet ayaklar altına alınmış acımasızca çiğneniyor. Asıl amaç ise ortada. Irak’la başlayıp, Suriye sonra İran’ı ve Türkiye’yi de içine alan bir bölgede sözde bağımsız ama göbeğinden Amerika’ya bağlı bir kukla Kürt Devleti oluşturmak, böylelikle rahatça Dünya’nın bu bölgesinde bir İleri karakol kurarak nüfuz alanını genişletmek. Geniş kaynaklara sahip olan bu bölgeyi rahatça sömürmek. Daha sonrada kültürel yıkıma uğrayan, öz benliğini yitirmiş,bağımsızlığını kaybetmiş uydu devletler üzerinden atını rahatça koşturmak…
Günümüzde topla tüfekle yapılan savaşlar yok artık. Sadece kahramanlık yeterli değil ne yazık ki. Son derece uyanık olmak ve gerçekleri görmek gerekiyor. Şimdilerde sıcak savaşlar yerine parçala,böl,yut politikası ,yani kaleyi içten fethetme politikası geçerli.
Herkese ders olması gereken bir işgal olayı ile karşı karşıyayız bugün. Sessiz kalınırsa ve bilinçli davranılmazsa eğer, bugün komşunun başına gelenler yarın Türkiye’nin başına gelecektir fiili olarak. Görünmez şekilde , çeşitli oyunlarla ve kukla iktidarlarla hükümlerini sürdürmekte zaten karanlık güçler. Yarın öbür gün açık ve aleni işgal kaçınılmaz olacaktır bu oyunlara seyirci kalınmaya devam edilirse. Birlik ve beraberlik halinden uzak kalınırsa. Kula kul olmaya devam edilirse…
Bu nedenle kültürel yozlaşmaya dur demeli , manevi değerlerimize ve gerçek özümüze sahip çıkmalı ve onları ölümüne savunmalıyız. Zalimin zulmune ancak güçlü ve kararlı olursak birlik olursak direnebiliriz…
Gözümüzden de gönlümüzden de ırak değilsin komşumuz IRAK. Uyan artık ve sahip çık kendine uyanarak!
Uyan ! Babilin Asma bahçelerinde gez yine salınarak!
Uyan! Dicle ve Fırat Ağlıyor sana Bak!
Ey Dünya Uyan ve sahip çık kendine Uyanarak!
Sevgi –Canan KURTOĞLU
(Yazı 2 sene önce kaleme alınmıştır ve birtakım sitelerde yayınlanmıştır ancak hala güncelliğini korumaktadır…Alevler Türkiye Cumhuriyetine çoktan sıçramıştır ,Ülke gafletle vatanına ihanet eden ayrılıkçılarla dolmuş ve hala uykuda olanlar uyanmamıştır…)