Yazını şimdi okudum ve gönlümün söyleyeceklerini seninle paylaşmak istedim. Daha önce yaşadığım bir olay ilk önce gönlüme "anlat bunları" dedi Sevgili Merdan Can'ım,
Elazığ'a bir iş seyahati vesilesiyle gitmişken güzel bir nasip üzerine tanıştığım halkın içine gizlenmiş erenlerden birisiyle yaşadım onun da bana anlattığı anısını. O da Hakk erenlerinden olmasına rağmen çektiği çilelerden ve halkın umarsız, selin akışına giden yanlarından bıktığından, nice hakikatleri halka gizli, açık beyan etmesine rağmen gördüğü aşağılanmadan, hakaretlerden hatta saldırılardan yılarak bir gün gözyaşlarıyla yüzünü yerlere sürüp Allah'a içtenlikle yalvardığını anlattı bana. Bunun üzerine de bir rüyet (mana ya da halk arasında genel ifadesiyle rüya diyelim) gördüğünü ve onunda anlattığım şekilde gerçekleştiğini belirtti. Şöyleydi anlattığı onun dilinden anlatayım istersen :
"Bir koca dağın yamacındaydım. Ve elimde bir kibrit vardı. Etrafımdaki her yer kuru çalı, diken ve otlarla doluydu. Yani elimdeki kibritin birisini yakıp orayı tutuştursam ikinci kibriti yakmaya gerek kalmadan bütün her yer bir anda yanıp kül olacaktı. Ve ben de zaten istiyordum bu çalı, diken ve kuru ottan mamul yerleri yakıp kavurmayı. Tam elime kibriti aldım ve yakacakken birden o kuru diken ve otların arasından bir böcek otların üzerine yürüyerek tırmandı. Sonra dikkatle baktımki otların arasında yaşayan bir çok değişik böcekler var, farklı çiçek, otlar da var. Eğer ben elimdeki kibriti çakarsam bunların hepside yok olacaktı. Bunu farkedince ben de anladımki burası hepimizin yaşadığı bir yer. Ben kendi dünyamı kurtarmak için her yeri yakacakken bir çok yaşamın da yaşamının sona ermesine sebep olacağım. Bu kadar bencil olamayacağımı anlayıncada kibriti yakmadım."
Kıssadan hissedir erenlerin her yaşadıkları. Onlar kabul edilmese ve sadece eski öykülerdeki hurafelerle, kerametlerle anılsalar bile halen yaşayanları var ve onlar senden, benden daha çok saldırı ve hakarete maruz kalsalar bile kaçmıyorlar, bu halkın önünde bir mum gibi dertlerle dolu sızlayarak yanmaya, yol göstermeye devam ediyorlar.
Bir çok konuda fikirlerine katılmam mümkün değil bunu biliyorsun. Fakat katılmamam demek senin enerjini hiçe saymak değil. Halka doğrularınla yol göstermeye çalışmanın erdemini anlamamak ne mümkün. Herkeste kızgınlıkta olur, kırılganlıkta. Bazen hızlı akan bazen dinginleşen kocaman bir gönülde olur. Aynıyız ve bu sitedeki canların hepsi de birbirine çok benzemekteler. Birbirleriyle tartıştıkları ifadeler, yorumlar, yazılar, mesajlar da olsa inanıyorumki amaç herkes için en doğruyu ispat etmeye yönelik dayanılmaz bir çabadır.
Ve bir can olarak sen bunlardan yılıpta mevzisini hemen ilk ateşlerde terk eden bir asker olacaksan sana sözüm olmaz. Fakat adı üstünde eğer amaçların için savaşacaksan -fikirsel anlamdadır kastım- bunun için birikimini daha etkili kullanmanı tavsiye etmek zorundayım. Gitmenden ne ben ne de başkaları bir şey kaybetmez buna inan. Fakat kalmandan çok şey öğrenebiliriz. Mesela; her birimiz mert bir yiğit savaşçıyla omuz omuza olduğumuzu bileceğiz. Bu bile yeterli değil mi sence?
Fikir ve düşüncelerine sonsuz saygı ve hürmetle yaklaşıyorum. Baştada dediğim gibi fikir ve düşüncelerine katılmam çoğu zaman mümkün olmuyor, olamıyor ama olsun. Ben senin niyetine inanıyorum ve bu iyiye, eşitliğe, doğruluğa, dürüstlüğe doğru olan yanın benim için umut dolu olan yanın. Bu yanın da bana örnek olmaya devam ediyor.
Burası dostlarının bulunduğu ve asla kimseyi kırmayan yarenlerinin, yoldaşlarının yanındaki yerin. Sen de bizim fikirlerimize katılma fakat araştır ve bizim de niyetimizden emin ol. Mücadele demek dişinle, tırnaklarınla kazarak geldiğin yeri aynı namus gibi sahiplenip korumak ve bir adım dahi geri çekilmemek demektir. Yanılıyor muyum yoksa? İlk ateşler geçince sen de başını kaldır ve ateşin geldiği yere bir bak. Belki o düşman dediğin senden daha çabuk kaçacak bir yer arayacak. Düşmanın saldırısı ne için var bilir misin? Senin ne kadar yiğit olduğunu sınamak için. Yan yana mıyız? Bilmeliyiz bunu ey yiğit asker....
İsmail METİN (derdimend)
- yorum yapmak için giriş yapın ya da kayıt olun




andre cheiner in başı Paris te
göbeği İstanbul da kesildi
diyor SUNAY AKIN
başı vurulmadan önce başını iki elinin arasına alıp halka dogru dönerek nediyordu ANDRE CHEİNER hatırlayalım."bunun içinde size anlatacak daha çok şey vardı"
ve sevgili Divrigigençlik ailesi.
bunu içinde daha çok şey vardı. yaklaşık 2 yıla yakındır sizinleyim. acı tatlı bir sürü gereksiz heyecandan sonra sanırım gitme vakti geldi de geçiyor bile öyle değil mi?
kişisel hakaret boyutuna varan sözlerin artık özel msj bölümünden taşıp insanların içinde aleni bir şekilde yapıldığını görünce artık dayanacak gücüm kalmadığını anladım. ve her söz giyotin artık. siteye her girişimde üzülerek ve kahrederek bir takım yazılar okudukça kötü olduğumu farkettim. bu da bana zarar veriyor artık.
elimden geldiği kadar paylaşmaya ve dünya görüşümü insanlara aktarmaya çalıştıkça yanlış anlaşıldım. bunları yazmaya gerek yok. aslında biraz da sitemliyim. divriğigençliğe sitemimdir.
birileri benim blöf yaptığımı ve tükürdüğümü yalayacağımı düşünebilir. yada burası kürkçü dükkanı diyebilir.saygı duyarım.
başta sevgili ağabeyim ve değerini dünyalara değişemeyeceğim selahattin abi, sevgili kardeşim ve köylüm eser, siteden gitmemem için başımı patlatan dostum divrikli gül, çok sefer tartıştığım ve her seferinde barıştığım iyi niyetinden şüphe etmediğim Ferhat Munzur,divriği gazetesi yemek daveti yazısını berbat ettiğim sevgili ve değerli ağabeyim hüseyin Karakoç, sevgili kardeşim almanyadan sinem, degerli can dostum haney ve eniştem muharrem abi, çocukluk arkadaşım ve yoldaşım Anarchy(Celilay Cem Öztürk) ve ismini açıklamak istemediğim arkadaşım hepinizden özür diliyorum. istanbuldaki arkadaşlarım sizlerden özür dilememe gerek yok nasıl olsa görüşüyoruz.
ve sevgili derdimend en çok ta senden ayrılacağım için üzülüyorum.
Sonra farkettim ki
Su akıyor rüzgar esiyor
Yağmur yağıyor.
Herşey yine ve aynı şekilde oluyor.
Öyle bir yere geldim ki sıcak ve soğuk aşk ve nefret,
savaş ve barış, üşümek ve sonrası mahkeme.
Gitsem ayrılık oluyor.
Kalsam çöl
gidersen bende hasret olur ve belki beni sevenler de özler
ama anladım ki özlemden de hiç kimse ölmüyor
ama ben ölüyorum.
Nefes alıyorum önemsiyorum ve gitmek istiyorum .
Anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor
sevdiklerim ve beni sevenler bağışlayın
su akıyor ve ben gidiyorum.
hoşcakalın
saygılar MERDAN
bu arada eski yazdığım bütün yazılarırı ve paylaşımları silmeye çalıştım ama başaramadım ilgili arkadaşlar benim sitede yazdığım her şeyi silerse sevinirim.