HALKIN GÜNLÜĞÜ

merdan
merdan's picture

Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetlerini protesto etmek amacıyla Disk e Bağlı Limter-İş bugün yüzlerce tersane işçisi ile yaşanan ölümleri protesto etmek için 2 günlük grev kararı aldı. grevi sekteye uğratmak isteyen liman patronları mesai saatini söz konusu iki gün için 06:30 a çekti. işçilerse bugün 06:00 da trsane de yerlerini almaya başladı. Hükümetin yasadışı grev olduğunu iddia etmesi üzerine işçilere saldırıldı ve yüzlercesi gözaltına alındı. dişenişe devam eden işçiler oturma eylemi ile cevap verdi. polisin müdahaleyi kesmesiyle grev çevre ilçelerden gelen işçilerle ve sivil toplum örgütleri ile bayram havasına büründü. işçi yakınları da şu an grev yerinde. grev nöbeti çadırları hazırlandı. Ufuk Uras tersane bölgesinde

Tekel fabrikasının son kalan kalesi sigara fabrikasının da yabancı sermayeye peşkeş çekilmeye çalışıldığı şu dönemde yurdun çeşitli illerindeki tekel işçilerinin iş yerini terketmeme eylemi 5. gününde.

saygılar.





merdan
merdan's picture

*Adana'da TEKEL Sigara Fabrikası'ın özelleştirilmesini protesto için yürüyen işçi sendikaları üyeleri ve işçiler D-400 Karayolu'nda trafiğin akışını engelleyince polis müdahale etti.

Yolu kapatan eylemcilerle tartışan polis cop kullanırken eylemcilerin de ellerindeki bayrakların sapıyla karşılık vermesiyle ortalık bir anda savaş alanına döndü.

*Tekgıda İş Sendikası Güney Anadolu Bölge Başkanlığı'nın bulunduğu işhanının önünde toplanan işçiler, 'TEKEL Adana Sigara Fabrikası'na sahip çık' toplantısı için kendilerine destek veren çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü üyesi bin kişiyle birlikte fabrikaya doğru yürüyüşe geçti.

CHP Milletvekilleri Türk-İş eski başkanlarından Bayram Meral, Tacidar Seyhan ve Tekgıda İş Sendikası Genel Sekreteri Macit Amaç ile birlikte adliye önünden D-400 karayoluna çıkan işçiler, "Adana uyuma fabrikana sahip çık", "Ak ak dediler memleketi sattılar", "TEKEL'e uzanan eller kırılsın" sloganları atarak yürüdü.





hakany
hakany's picture

tersane işçileri tabii ki haklı, hatta haklı çıkılan bir yön daha var eğer polis provake edip eylemlere müdahale etmediği zaman kimse olay çıkarmaya meraklı değil. bide hep nedense göstericiler polisle çatışıyor, peki göstericiler polisle çatışırken polisler piknikmi yapıyor yani göstericiler tek başınamı çatışıyor. bence polis göstericilerle çatışıyor. bu hükümet artık niyetini belli etti ama gerçi adam baştan söyledi ben ülkemi pazarlıyorum diye.





FERHAT MUNZUR
FERHAT MUNZUR's picture




merdan
merdan's picture

biz şiirler yazarken, aşık olurken, radyoda tey tey çekerken yada of anam off derken, proletaryanın bu ülkenin vampirlerini ve komprador burjuvalarını titrettiğini unutma ferhat. :)

rüzgarın bir başka eseceği zamanlar yakın.





FERHAT MUNZUR
FERHAT MUNZUR's picture




Sadık
Sadık's picture

Merhaba dostlar,

Eser kardeşimizin DÜ ŞÜN DÜ RÜ CÜ başlığı altında ele aldığı konu, içeriği bakımından, Ülkenin tamamını sarmış olmalı ki, bence öyledir de, "işçi sınıfı" bile (!) biri biri ile dayanışma içine girmiyor...

Telekom içinde grev varken, Tekel işçisini temsilen değil -oldu mu ben bunu da duymadım- tüm gücü ile desteklerken göremiyor isek,veya şimdilerde İşyerlerini ve ekmeklerini savunma mücadelesinde olanları diğerleri seyir bile etmiyor iseler, yani işçi kardeşim kendi köşesini dönmeye çabalıyor ise, sendikacılarımız düzenin rüzgarı ile yelkenlerini şişiriyor ise...
Daha çok can yanacaktır tersanelerde,maalesef...
Tersanelerin koşulları 1981 yılında ne idi ise şimdi de aynı...
Tek fark, İçmeler istasyonundan 10-20 / 30-40 dakika yol yürümek yok artık, işyerlerine ulaşmak için. Araçlar vızır vızır...

İşler slogan boyutunu aşalı epey bir zaman oldu.

Sınır ötesinin şamatası ile TÜRBANIN üstü nasıl örtülüyormuş, vakıflar yasası adı ile mülk satışlarına tekrar nasıl hız verilirmiş, bunu İZLEMEKTEYİZ şimdilerde.

Ne zaman harekete geçilir derseniz, tersane işçisinin açtığı pankartta yazılı cümleyi halkın çoğu ne zaman kurabilecek ise o zaman...

Nedir o cümle ???

"YETER ARTIK!"

Hoşçakalın.

Yaşar Sadık YILMAZTÜRK





merdan
merdan's picture

SADUN HOCAYI KAYBETTİK.

SADUN AREN KİMDİR?
Sadun Aren, 1922 yılında Erzurum’da doğdu. 1944 yılında Siyasal Bilgiler Okulu’nu bitiren Aren, 1945’de aynı okulda asistan, 1950’de doçent olduktan sonra 1951’de İngiltere’ye gitti. 1956’da Türkiye’ye dönen Aren, hakkında açılan davada yargılandı ve beraat etti. 1957’de profesör olan Sadun Aren, 1960’da DPT’de danışmanlığa getirildi ve 1962’ye kadar bu görevde kaldı.

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) kurucuları arasında yer alan Aren, 1965 seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak parlamentoya girdi. Çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazan Aren, 12 Mart Dönemi’nde TİP yöneticileri davasında 12 yıl hapse mahkum oldu. 1974 yılında çıkarılan affla serbest bırakılan Sadun Aren, DİSK’te görev aldı.

Politika gazetesinde yazılar yazan Aren, 12 Eylül döneminde tutukladı ve 1984’de tahliye oldu. ÖDP’nin onursal genel başkanı olan Sadun Aren’in ekonomiyle ilgili çeşitli kitap ve makaleleri bulunuyor.

Mülkiyeliler Birliği Vakfı’nın 2007 Büyük Mülkiye Ödülü’ne layık görülen Sadun Aren, rahatsızlığı nedeniyle törene katılamamıştı.

alıntı yeri:wwww.ntvmsnbc.com

fikirlerinden dolayı sıkça eleştirildi. kendisinin düşüncelerini bende açıkcası pek tasvip etmiyorum. çok önemli kişilerce hep fokoculukla, lümpenlikle ve oportünistlikle sık sık eleştirildi. ancak O'nun Türkiye sosyalizm hareketine döneminde yeni bir ivme kazandırdığı aşikardır. Behice Boran la birlikte sosyalizm fikrinin büyük ilerleme kaydetmesinde önemli rol oynamıştır. eleştirilebilir bir şahsiyettir ama bu onun ne kadar büyük bir insan olduğu gerçeğini değiştirmez.





merdan
merdan's picture

6 Nisan mitingine çağrı

Eğitim Sen İstanbul şubeleri, iş güvencesiz çalıştırmaya, eğitim alanındaki piyasalaştırmaya, gericileştirmeye ve antidemokratik uygulamalara karşı yapacağı bölge mitingini Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası’na (SSGSS) karşı 6 Nisan’da Kadıköy’de yapılacak mitingle birleştirme kararı aldı.

Eğitim Sen 1 No’lu Şube binasında yapılan basın toplantısında İstanbul şubeleri adına konuşan 1 No’lu Şube Başkanı Yunus Öztürk, Eğitim Sen Marmara bölge şubelerinin 6 Nisan’da Kadıköy’de olacağını duyurdu. “6 Nisan Kadıköy mitingi eğitim, sağlık ve emeklilik haklarımızı savunma mitingidir” diyen Öztürk, hükümetin sendikalarla yapılan görüşmenin ardından ‘SSGSS’de sendikalarla uzlaşmaya vardık’ görüntüsü vermeye çalıştığını, fakat bunun doğru olmadığını ifade etti. Eğitim Sen üyelerinin 6 Nisan mitinginde parasız, bilimsel, demokratik eğitim, özgür bilim ve demokratik üniversite için de yürüyeceklerini belirtti. Mitingde, eğitimde yaygınlaştırılan esnek, iş güvencesiz ve kuralsız çalışma ile ticarileştirme ve özelleştirmelere karşı çıkacaklarını kaydeden Öztürk, “Herkese eşit ve parasız sağlık hakkı, tüm yurttaşların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması için de yer alacağız” diye konuştu. Öztürk, halkın bütün kesimlerini eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hakkına sahip çıkmak için 6 Nisan Kadıköy mitingine katılmaya çağırdı. (İstanbul/EVRENSEL)

örgürlü, örgütsüz toplumun her kademesinden insanın, sosyal sorumluluk bilincine sahip her bireyin katılması gereken bir eylem diye düşünüyorum. en azından birey olduğumuzun farkına vararız belki.

kendinizi düşünmüyorsanız çocuklarınızın geleceğini düşünmek zorundasınız.

saygılar.





merdan
merdan's picture

*********NEPAL DE MAOCU DEVRİM**********

***Dünyanın tek ve son Hindu devleti Nepal'de 239 yıllık monarşi, bugün kurucu meclisin yapacağı oylamadan sonra resmen sona erecek ve iktidara Maocu partinin kontrolündeki bir hükümet geçecek.

***Krala saraydan çıkması, aksi takdirde "gerekirse zorla çıkarılacağı" uyarısından bulunan Nepal hükümeti, monarşinin resmen ilga edilmesinin öncesinde kralın sarayı ve özel evi ile başbakanlık konutu ve meclisin ilk oturumunu yapacağı Uluslararası Kongre Sarayı civarındaki gösterileri yasakladı.

Krallığın seyri

***1951 yılında meşruti monarşiye geçilen Nepal'de 1962 yılında yeni anayasa ilan edildi. 2 Mayıs 1980'de ise partisiz yönetim kabul edildi.

***1990'da Kral Birendra Bir Bihram Şah Deva iktidar tekelini gevşetti. 19 Nisan 1990'da başbakanlığa Krişna Prasat Bhattanai'nin getirilmesiyle otuz yıldır ilk kez bağımsız bir hükümet kuruldu.

***1990 baharında çok partili sisteme geçilerek Nisan 1991'de seçimler yapıldı, ilk demokratik hükümet Mayıs 1991'de göreve başladı.

***1 Şubat 2005 tarihinde Kral Gyanendra, yönetime zorla el koydu ve olağanüstü hal ilan etti. Ancak başkent Katmandu'da 19 gün süren kanlı gösterilerden sonra kral, 24 Nisan 2006'da yetkilerinden vazgeçti ve feshedilen parlamentonun yeniden açılmasını kabul etti.

***Maocularla, geçici hükümeti oluşturan 7 parti arasında 21 Kasım 2006'da iktidarın paylaşımını öngören tarihi bir barış anlaşması imzalandı ve Şubat 1996'dan bu yana 13 bin kişinin ölümüne yol açan iç savaş sona erdi.

***Nepal hükümeti, 24 Temmuz 2007'de Kral Gyanendra ve ailesinin yaşadığı Katmandu'daki kraliyet sarayını kamulaştırarak, monarşinin tamamen kaldırılması yönünde bir adım daha attı.

***Nepal geçici meclisi ise, 28 Aralık 2007'de yaptığı oylamada, monarşiyi feshetti. Ocak 2008'de geçici meclis Nepal'i resmen seküler bir devlet olarak ilan etti ve kralın portreleri bütün resmi dairelerden kaldırıldı.

***Ordunun ve diğer resmi kurumların isminden "Krallık" ibaresi çıkarıldı, Kral Gyanendra'yı öven eski milli marş yerine kabul edilen yeni milli marş 3 Temmuz 2007'de halka duyuruldu.

Yeni hükümet

***24 Mayıs 2008'de Nepal Başbakanı Girija Prasad Koirala, nisandaki seçimleri kazanan Maoculardan yeni hükümeti kurmalarını istedi.

***Maocular, 10 Nisan'da yapılan seçimlerde 601 üyeli mecliste 220 sandalye kazanmıştı. Kurucu meclisin en az 2 yıl süren bir çalışmadan sonra yeni anayasayı hazırlaması bekleniyor.

UMARIM BU DEVRİM BİR KIVILCIM OLUR BU DEVRİM

saygılar.





merdan
merdan's picture

17 yaşındaki Ferhat Gerçek, 7 Ekim 2007’de Yenibosna’da Yürüyüş Dergisi satarken, yanlarına yaklaşan polis otosu tarafından durduruldu, “yasa dışı satış yapıyorsunuz” denilerek, gözaltına alınmak istendi, buna direnince açılan iki el ateş sonucu omuriliğinden yaralanıp felç oldu.

ŞOK İDDİANAME • Dokuz aydır yatalak olan ve tedavisinde ilerleme kaydedilemeyen Gerçek’in durumu hakkında 9 ay sonra Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Rahmi Tan iddianame hazırladı, hazırlanan iddianame, Gerçek’e bir şok daha yaşattı. İddianameye göre, toplantı ve gösteri yasasına muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret, nitelikli mala zarar verme suçlarından Gerçek için toplam 15 yıl 4 ay hapis cezası isteniyor.





Sadık
Sadık's picture

Merhaba Aydın,

Doğum sancıları olsa gerek bu acılar...

OKKIR'lara, GERÇEK'leri ve gerçeklere balçıkları sıvasalar da sonuç değişmeyecek!

"nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?"

Nasıl çıkacak?

Sancılar,aydınlığın sancıları olsa gerek...

Y.S.YILMAZTÜRK





hakany
hakany's picture

umarım dediğin gibi olur sadık abi umarım. acılar ve sancıların son demleridir umarım. hani derler ya aydınlığa en yakın yer karanlığın en zifiri olduğu yerdir diye. umarım öyledir.