ben bu konuya olan yorumumu yapılacak yorumlara göre şekillendireceğim.
- yorum yapmak için giriş yapın ya da kayıt olun
Divriği Gençlik |
|
Neden Cumhuriyet?![]() Per, 13/03/2008 - 21:50
ben bu konuya olan yorumumu yapılacak yorumlara göre şekillendireceğim.
![]() Per, 13/03/2008 - 23:56
Merhaba, Sevgili Sait çok hızlı :)) bir dönüş yaptı yine forumlara öncelikle kendisini kutlarım... Neden Cumhuriyet? çok önemli ve üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir soru. Atatürk Türk Milleti için neden seçti bu yönetim şeklini önce ona bakalım. Çünkü ;Türk Milleti’nin gelenek ve göreneklerine bağlı çağın gereklerine uygun ve çağdaş uygarlıklar seviyesinin üzerine çıkılması hedefinde ilerlenmesi için, hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, toplumsal düzeni sağlayan mükemmel bir işleyiştir Cumhuriyet rejimi. Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimlerinde halk, yönetimini beğenmediği yöneticileri, belli aralıklarla yinelenen seçimlerde değiştirebilmek olanağına sahiptir.Bu nedenle yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; halkın isteklerini ve beğenilerini gözönünde tutmak zorunda kalırlar. Bir başka deyişle, yöneticilerin iradesi mutlak değil, halk iradesi ile sınırlıdır. Cumhuriyetlerde bu özellikler, yönetenleri siyasal bakımdan halka “sorumlu”duruma getirir: yönetilenleri tebaa, kul olmaktan çıkarıp vatandaşlık konumuna yüceltir. Cumhuriyetin layıkıyla işletilmesi için ise seçim sistemindeki çarpıklıklar giderilmeli,Denetim mekanizması çok iyi işletilmelidir.Yargı organları son derece tarafsız ve bağımsız olmak zorundadır. Ayrıca (Halkın bilinçlendirilmesi için)sivil toplum örgütlenmesi şarttır. Bağımsız medya ve iletişim araçları denetlemenin olmazsa olmaz unsurlarıdır.Cumhuriyetin halkın kendi kendini yönettiği ideal rejim olabilmesi için bu sayılan sac ayakları çok önem arz etmektedir. Halkın idaresine talip olanlar ise sadece hizmete talip olmalıdır. Sadece kendisi ya da bir kesim taraftarın saadeti için çalışmamalı tüm vatandaşların hizmetine talip olmalıdır tarafsız ve adil olarak.İnanışları ne olursa olsun tüm İnsanların mutluluğu ve refahı için çalışan hizmetkarlık...İdeal Olan yöneticilik vasıfları bunlardır.Bu niteliklere sahip yöneticileri de özgür iradeleriyle seçecek olan halktır.Halk ta bu şekilde hizmet edene aynı şekilde desteği ile yardımcı olacaktır zaten... Doğru ellere teslim edilmiş bir Cumhuriyet işleyişinde yaşamak dileğiyle Sevgiyle kalın...
![]() Cum, 14/03/2008 - 00:49
öle pat diye sosyalizm getirilse idi feodaliteden yeni çıkmıs olan bu halk bunu kaldıramazdı.
![]() Cum, 14/03/2008 - 18:26
**öle pat diye sosyalizm getirilse idi feodaliteden yeni çıkmıs olan bu halk bunu kaldıramazdı.** Evet canan abla tarih hocasının verdigi cvpla örtüsen bir yorum... ------------
![]() Paz, 16/03/2008 - 14:05
Merhaba, Anayasa metninde yer almış 6 ilkeden üçü; Halkçılık 1917 Rus devriminden, diğer üçü; Cumhuriyetçilik 1789 Fransız devriminden ilham alındığını biliyorum. Mustafa Kemal henüz harp okulu öğrencisi iken "...sosyalist olmak, maddeyi anlamak lazım..!" diyerek konuyu irdelemiştir. Kendisinin okuma konusunda zamanının önemli bir kısmını her şartta ayırmayı bilen ve her konuyu inceleyen bir kişi olduğunu biliyoruz. Ülkede o günlerde bir iğne yapılamıyor iken, olmayan bir İşçi sınıfına dayalı sistemi nasıl kurabilirdi, istese bile... O günün koşullarında etrafındaki insanların çoğu, zaferin ardından yönetimin hilafet makamına bırakılması beklentisi içinde idiler... Şu Çılgın Türkler kitabını ikinci kez, bu kez satır satır çizerek okuma sürecimi tamamladım. Kitabın sonunda Özakman'ın notları içinde şu bilgiler var. " O tarihlerde uçağımızı da denizaltımızı da yapıyor idik...". Kaldı ki bu öğretinin yeryüzünde çeşitli uygulamaları olmuştur. Rejimlerin adının ne olduğu değil halkına ne sağladığı bence daha önemlidir. Ve Atatürk onu değil bunu istedi ve yaptı algılamasını eksik buluyorum. Kaldı ki kurtuluş mücadelesinin engellenmesi için verilen çabalar kar etmeyince, kurulan yeni rejimi yıkmak için harekete geçmekte geçikmeyenler ve ardından gidenlerin elindeyiz uzunca bir zamandır. Ayrıca sorunun kuruluşunda "Atatürk Türkiye icin en idael yönetim seklini belirlerken neden sovyet rusyada oldugu gibi sosyalizm demedi?..." denilmiş. Açılan bu forum nedeniyle genç kardeşlerimle bildiklerimi paylaşma fırsatı buldum, Sait kardeşime teşekkür ediyorum. Hoşçakalın, Yaşar Sadık YILMAZTÜRK
![]() Paz, 23/03/2008 - 21:55
üye sayısına baktım da 608 olmuş. ama şu konuya yorum yapmamak için kemalist olmamak gerekiyor. ben ki yarı kemalist bir T.C. vatandaşı olarak bu konuda şunları söyleyeceğim. 1. kemalizm Osmanlı dan kalma yarı feodal-yarı sömürge teorik ve pratik altyapıyı bütünüyle cumhuriyetçiliğe aktarmıştır. bu noktada Canan hanım ın bahsettiği seçme hakkından doğan temel hak ve özgürlükler, burjuvazi ve onun devamındaki sınıfların özgürlüğünden başka birşey değildir. sonuçta fakir gene fakir, yoksul gene yoksul olarak kalmıştır. Cumhuriyetin kaymagını yiyenlerse gene toprak ağaları olmuştur.günümüzde toprak ağalarının yeri tam kapitalist vampirler almış durumdadır. o nedenle Türkiye Komprador Burjuvazisnin temeli Cumhuriyetle atılmıştır diyebilirim. 2. Gerçek adalet sosyalizmdedir. ulu önder bunu neden uygulamamıştır sorusuna verilen, Topluiğne bile üretemeyen 1928 ekonomik buhranından fazlasıyla nasibini almış bir türkiye de kapitalist hegomonyaya göbekten bağlı bir Cumhuriyet yaratmakta bana açıkcası mantıklı gelmiyor. tamam sanayisi pek gelişmemiş bir ülkede sosyalizmi yaratmak elbetteki çok güçtür. ancak bu sebep kapitalizmi yaratmak olmamalıydı. en azından sosyal-demokrasiyi yaratarak sosyalizme bir geçiş sürecine ivme kazandırılabilirdi. keza Sovyetlerde dünyanın tahıl ambarı iken sosyalizmi yaşamıştır. belli bir işçi sınıfı devrimden sonra ortaya çıkmıştır. 3. eski forum tartışmalarında geçen bazı anektodları aktarmak farz oluyor bu noktada. M.Kemel Atatürk ün cumhuriyetin ilk 15 yılında sosyalizmi yaşadığını iddia edenler olmuştu. bu gayet yetersiz ve doğruluğu yerin altı üstüne gelse bile açıklanamayacak, ispatlanamayacak bir hipotez sanırım. bu hipotezi iddia edenlerin öncelikle İzmir Yüksek İktisat kongresinde, I. ve II. kalkınma planlarında ortaya konan kurultay kararlarına ve alınan politik önlemleri bir incelemesi gerekiyor. özel sektöre teşvik yasalarına bir bakmak gerekiyor. hadi hiçbirine bakamadınız, en azından neden KİT lere ait bir banka kurulmadı da Türkiye İş bankası kuruldu. hadi bunu da boş verdik...peki neden Vlademir İliç Ulyanov Lenin in konuşmak için gönderdiği delegeleri, Mustafa Suphi ve 15 arkadaşı karadenizde boğuldu. bu sorular bitmez. ince eleyip sık dokumak gerekli. artı olarak Tunceli deki Jakoben politikaları da ayrı olarak incelemek gerektiği kanaatindeyim. ha ben bunları söylüyorum ya kimse beni anarşist zannetmesin, ben anarşizmi de tasdik etmiyorum. yarı-kemalist olduğumu söylemiştim. kemalizme sempati duyduğum yerler dünya kadar. Laiklik ve halkçılık ilkeleri ve devamında tam bağımsızlık ilkeleri bütün dünya milliyetleri için bir rehber niteliğindedir. kabul etmeyen bir zatı muhtereminde adil dünya düşünden şüphe duyarım. saygılar.
![]() Paz, 23/03/2008 - 22:20
Küba amerikan emperyalizmine karşı mücadelesini verdi ve bu mucadeleyi kazandı ve 50 yılı geckin süredir kapitalizme karşı mucadele ediyor.Bunu gerceklestiriyor ama vatandaslarına refah dolu bir hayat sürdürdükleri asikar diyebilirmiyiz.O zman su soruyu sorabilirmiyiz sosyalizm basarıya ulasan bir yönetim seklimidir.Ama Turgut Özakman ın şu çılgın Türklerini okuyorum ve Cumhuriyet icin verilen mücadele karşısında dehsete düsüyorum buda benim her ne türlü bir karara baglı olsa bile Cumhuriyete saygı ve sahip cıkmamızın bir görev oldugu konusunda bilinc kazandırıyor...saygılar ------------
![]() Pzt, 24/03/2008 - 23:02
Öncelikle insanların sınıflandırılarak değer verilmesine karşı olduğumu ve mutluluğun, refahın sadece belli bir kesimin hakkı olmadığını belirterek konuya kaldığımız yerden devam edelim …Sosyalizm konusundaki görüşlerime gelince ; Sosyalizmin de Kapitalizm kadar maddi pencereden bakan bir yönetim şekli olduğunu düşünüyorum. Maddiyatın herkes için hak ettiği ölçüde pay edilmesidir özgürce yaklaşımın gereği. Buna basit tabirle “Ne kadar ekmek o kadar köfte” diyebilirsiniz. Yani emeğin ölçüsünde pastadan pay alırsın. Oysa her iki sistemde de maddiyat esas olarak gözetildiği için “Mutluluk ve huzur” sadece parası çok olana özgü bir şeymiş gibi sunulmaktadır. Bu açıdan bakılınca her “maddi zengin” acaba mutludur gibi bir çıkarsama yapılabilir mi? Parayla saadet olur mu dersiniz? Sosyalizm ideolojisinde ki noksanlık işte bu durumu göz ardı etmesidir. Manevi derinliklere yer verilmemesi ve etik yönün saf dışı görünür olması materyalizme dayanan bu ideolojinin eksik yönüdür. Değerler sadece maddeye endekslenmiştir. Oysaki maddi değerlerin satın almayacağı öz değerler vardır. Elbette bedensel varlığın sürdürülebilir olması maddi bir takım gereksinimleri beraberinde zorunlu kılar. Ancak tekrar belirtmek gerekirse sadece maddiyat insanları mutlu etmeye kafi gelmez. Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermenin yolu vicdanı uyandırmaktan geçmektedir. Vicdan sahipleri iktidar olduğunda (halkın seçimi sonucu gelen iktidar) gelirde adil olarak pay edilecektir. Kimisinin çalışması oranında daha fazla kazanması kadar doğal ne olabilir? Performansı yüksek olan elbette daha fazla imkana da sahip olmalıdır. Düşünün ki, adam yıllarını vermiş tahsil yapmış bir diğeri yan gelip yatmış …Şimdi her ikisine eşit maddiyat sağlanması ne derece adil olur? Sorun sermaye sahiplerinin elindeki yüksek kazancını kendinden daha az imkanları olanlara aktararak yardımlaşmayı paylaşmayı başarabilmeleridir. Dinimizde var olan Zekat sisteminin özü de esasen budur. Bu bir yaşam biçimi haline gelmelidir ki zaten bizim toplumumuzun özünde de bu paylaşma bölüşme yardım ( imece) ruhu zaten mevcuttur. -“Yönetimim sırasında kimin malını almışsam işte malım, gelsin alsın. Kimin sırtına bir kamçı vurmuşsam işte sırtım, gelsin o da bana vursun. Kimi inciten bir söz söylemişsem, gelsin o da bana söylesin.” Bin türlü güçlükler içinde kazanılan Cumhuriyetimizin kıymetini bilelim ...Yeni bir ideoloji değil ihtiyacımız olan…İşte yönettiği halkına karşı bu kadar açık yürekli ve kendini emir eri konumunda gören bir anlayış lazım tam da bugünlerde bizlere… Sevgi dolu özgür yarınlar dileklerimle,
|
Atatürk Türkiye icin en idael yönetim seklini belirlerken neden sovyet rusyada oldugu gibi sosyalizm demedi?Bu sorunun cevabını bir tarih dersinde hoca ya sordum ve kesin ters bire cvp vericel karıştırma sen onları diye baya bir korkutum :) ama bekledigimden daha mantıklı bir cvp vedi...Eger Atatürk ülkemiz icin rusyada oldugu gibi sosyalizmi secseydi belli bir kesimin-isci sınıfı örnek verecek olursak- yönetim seklini benimsemis olurdu ve buda onun karakterine ters olan bir durum cunki ülkenin her yerinde esit ve tarafsız bir yönetim modeli istediginden Cumhuriyeti secti dedi...benim mantıgıma yattı sizinkilerini merak ediyorum?
.....İmpossible İs Nothing!...