Gerçekten çok güzel bir hikayeymiş.Geri zekalı olduklarını bi anlasalar:))Paylaşımın için teşekürler.
- yorum yapmak için giriş yapın ya da kayıt olun
Divriği Gençlik |
|
SEn AnlamaZsin Sen GErizeKaLisin..![]() Cum, 18/04/2008 - 23:48
Gerçekten çok güzel bir hikayeymiş.Geri zekalı olduklarını bi anlasalar:))Paylaşımın için teşekürler.
![]() Sal, 22/04/2008 - 16:30
bencede çok hoş bi hikaye. laf tam gediğine oturmuş. onlarda kalıcı bence bu olay. eğer öyle olmasaydı kur'an da böyle kıldan fln bahsetmediklerini bilirlerdi. her haltı yapıyolar da günah olmuyo, bir saç görünmesiyle mi günah işliyolar. saçma yaa.
|
Sen Anlamazsın Sen Geri Zekâlısın
Süleyman’la uzun zamandır görüşmemiştik. Doktor oldu diye duymuştum. Bir gün telefonum çaldı arayan Süleyman’dı. Uzun uzun konuştuk. Numaramı bir lise arkadaşımdan almış. İhtisas yapmış. Nöroloji uzmanı olmuş ve akıl hastanesinde çalışıyormuş. Bir ay kadar sonra ziyaretine gittim.
Ben dışarıda görüşmek istemiştim ama o ısrarla hastaneye gelmemi istedi. Gittim. Beni çok iyi karşıladı. Aradan onca yıl geçmesine rağmen birbirimizi ancak bir iki gündür görmemiş gibiydik. Eski günlerden konuşmaya başladık. Neden sonra odada birisinin daha olduğunu fark ettim. Bir kadın, köşede başını önüne eğmiş kendi halinde oturuyordu. Arkadaşım benim o yöne baktığımı görünce:
-Beyza Hanım, bizim misafirlerimizden. dedi. Hastanede yatan hastalardan birisi olduğunu öğrenince şaşırdım. Beyza Hanım, ismini duyunca bir an başını kaldırdı ama tekrar önüne eğdi. Doktor arkadaşım devam etti:
-Beyza Hanım, en sessiz sakin arkadaşımızdır. Aslında bir hastalığı da yok. Ama yıllardır onu hasta olmadığına ikna edemiyoruz. Kendisini geri zekâlı sanıyor. Bu sözleri duyunca Beyza Hanım tekrar başını kaldırdı:
-Hayır doktor bey, yanılıyorsunuz. Ben geri zekâlıyım. dedi. Arkadaşım bana dönerek:
-İlginç bir hikayesi var. Dinlemek istersen anlatır sanırım. dedi. Meraklanmıştım:
-Memnun olurum. dedim. Bunun üzerine doktor arkadaşım, Beyza hanımı çağırdı. Beyza Hanım karşımdaki koltuğa oturdu. Doktorun ısrarı üzerine anlatmaya başladı:
-Ben aslında normal birisiydim veya kendimi normal sanıyordum. dedi. Geri zekâlılığım da doğuştan değil sonradan.
-Nasıl? dedim.
-Bana, herkes geri zekalı dedi, herkes. Daha sonra her şey geri zekâlı demeye başladı
-Aman hanımefendi estağfurullah. dedim
-Hayır hayır, dedi, öyle. Çocukken, hani derler ya, zehir gibi bir çocuktum. Yaşıtlarımdan önce doğdum, yaşıtlarından önce yürüdüm, önce konuştum. Okula gidinceye kadar çevremdekiler beni parmakla gösterirdi, ne kadar akıllı çocuk diye.
Okula başladım. Hiç unutmam ilk gündü. Öğretmen ilk olarak kendimiz tanıtmamızı istedi. “Kendinizi tanıtacaksınız anladınız mı?” dedi. “Anladık” dedik. “Siz geri zekâlısınız anlamazsınız” dedi. Nasıl tanıtacağımızı teker teker anlattı. Adınızı, sonra soyadınızı, nereli olduğunuzu diye. Sonra yazı öğrenmeye başlayacaktık. Kalemlerimizi tutacakken öğretmen “Siz geri zekâlısınız beceremezsiniz” dedi. “Bakın şöyle bir parmağınız şuraya, biri de şuraya” dedi. Sonra öğretmen çizgi çizdirmeye başladı nasıl çizeceğimizi de tekrar tekrar anlattı. Her seferinde de “Anladınız mı?” diye sordu, “Anladık” dedikçe de “Siz geri zekâlısınız anlamazsınız” dedi. Sonra sıra harflere geldi. Sırayla harfleri yazmaya başladık sayfalarca. Öğretmen her harfin nasıl yazılması gerektiğini anlattı. Dedi ki “A harfi şöyle aşağı doğru bir çizgi bir de şöyle çizgi sonra ortasına bir çizgi daha. O harfleri soldan sağa doğru şöyle. Z harfi şöööyle soldan sağa bir çizgi vs vs.” tekrar tekrar anlattı da anlattı. Öğretmen “Anladınız mı?” dedikçe “Eveeeet” dedik, ama öğretmen “Hayıııır siz geri zekâlısınız anlamazsınız” dedi. Daha da ayrıntılı tekrar baştan anlattı.
Sonra beden dersi oldu orada da öğretmen takla attırmayı gösterdi. “Anladınız mı?” dedi “Eveeet” dedik. Öğretmen “Yoook, dedi, siz geri zekâlısınız anlamazsınız.”
O zamanlar ilkokuldan sonra sınav vardı. Üçüncü dördüncü sınıftan itibaren sınavlara hazırlanmaya başladım. Sınava girdim. Cevap kâğıdı “Sen geri zekâlısın” demeye başladı. “Nasıl kodlayacağını bilmezsin” dedi. İçini tam doldurup sağa sola taşırmadan… O ara doktor arkadaşıma bir telefon geldi.
-Haydi çıkalım da dışarıda sohbetimize devam ederiz. Beyza Hanım sizinle de yarın görüşelim artık. dedi Ben Beyza Hanım’ın hikayesinin sonunu merak ediyordum. O da bu halimi fark etmiş olacak ki:
-Ben en iyisi en sonunu anlatayım, dedi. En son üniversiteye geldim. “Başını açacaksın” dediler. Çaresiz derslere girerken başımı açmaya başladım. Sonra bir gün başörtüsünü serbest bıraktılar. “Üniversiteye başörtülü girebilirsiniz” dediler. Ama hemen arkasından “Sen geri zekâlısın nasıl bağlayacağını bilemezsin, çenenin altından şöööyle bağlayacaksın” dediler. Ben geri zekâlı olduğuma artık emindim. Ama bunu anayasaya da yasarak benim geri zekâlılığımı tescillediler.
-Sonra
-En son bana bu da yapılınca kendimden geçmişim. Ne yaptığımı hatırlamıyorum. Beni buraya yatırdılar.
NETTE GEZERKEN BU ALINTI HIKAYEYLE KARSILASTIM YORUM SIZIN :)
ღ°•.♥.•°ღ ♥ღ°•.♥.•°ღ ♥ღ°•.♥.•°ღ ♥ღ°•.♥.•°ღ ♥