bir varmış bir yokmuş (noktalı virgül)

merdan
merdan's picture

Bırakın Aslı ile Kerem i.
Bırakın Tahir ile Zühre yi
Bırakın Mem ile Zin i
Bırakın Dante ile Beatris i
Bırakın Leyla ile Mecnun u
Bırakın Kız Kulesi aşıklarını
Bırakın Can ın Canan a hasretini,

Ben size başka bir şey anlatacağım...

Bir varmış bir yok muş un gerçek hikayesini
Cibran ve Ziyade nin aşkını...

"Biz sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi onları yaşamadan çok önce tercih ederiz"

Halil Cibran

Belki bir masal gibi dinleyebilirsiniz bu hikayeyi. Radyolu günleriniz oldu mu bilmiyorum. Gaz lambasını ortaya koyup etrafında birbirinize hikayeler anlattınız mı? Böyle olmasa da belki elektrikler kesildiğinde dokunur dokunmaz yanan ışığın sizden birden kaçmasının sıkıntısıyla söylenmişsinizdir, gözleriniz karanlığa alıştığındayaktığınız mumun aydınlığında bildiğiniz gölge oyunlarıyla birbirinizi eğlendirmişsinizdir...

Belki de o lambalı günlerden siz de nasibinizi aldınız. Korkunç masallarla doldurdunuz akşamlarınızı, en uzun ,en korkunç masalı kim anlattıysa kafasını yastığa muzip bir gülümsemeyle koydu. Kazandığı zaferin keyfini rüyalarında sürdürmek için hemencecik uyudu. Kim bilir? 21 Şubat’ta ay Dolunay. Gözünüzü gökyüzüne çevirip o muhteşem manzarayı kaçırmazsanız belki size anlatacağım masalı da hatırlarsınız.

Ben size 1912’de başlayan, 1931 yılına kadar süren ve hiçbir zaman birbirleriyle karşılaşmadan birinin ölümüyle son bulan bir aşktan bahsetmek istiyorum. Adlarını duymuşsunuzdur. Halil Cibran ve May Ziyade… İki Lübnanlı yazar. Dünyanın farklı köşelerinde yaşayan iki kişi...

Halil CibranAmerika Birleşik Devletlerinde... May ZiyadeMısır’da. Lübnan’da Beşari’de 1883’te doğan Cibran, annesi, ağabeyi ve kız kardeşleriyle önce Boston’a, sonra New York’a yerleşmiş ve 1931’de New York’ta ölmüştür.

May ziyade. 11 Şubat 1886’da Nasıra’da doğan May önce doğduğu yerde, sonra beş yıl süreyle Lübnan’da Aintourah Kızlar Enstitüsü’nde öğrenim görmüş. Öğretmen olan babası Mısır’da daha iyi olanaklar olacağını düşünerek ailesini Kahire’ye taşımış .

Halil Cibran ve May Ziyade birbirlerini karşılıklı yazdıkları mektuplardan ve çalışmalardan tanıdılar. Ama hiç karşılaşmadılar..

Bakın Cibran Ziyade ye bir mektubunda şöyle diyor.

“Sevgili bayan May,…Mektupların ne kadar güzel. May, ne kadar hoş. Dağların tepesinden düşlerimin vadisine akan bir nektar nehri gibi. Gerçekten de , bu mektuplar, uzaktakileri etkileyen, yakındakileri geliştiren ve büyülü yankılarıyla taşları parlayan meşalelere, dalları çırpınan kanatlara çevirenOrfeus’un Lutu gibi. Sadece bir mektubunun geldiğibir gün bile benim içindağın doruğuna eşdeğer –düşün artık üç mektubunun birden geldiği güne ne demeli? Böyle bir gün için “Yüksek sütunlu İrem’in” sokaklarında dolaşacağım zamanlardan vazgeçerdim.” New York ,11Haziran 1919

Halil Cibran ve May Ziyade arasında yaşanan birbirini arayan iki ruhun buluşması gibidir. Hiç karşılaşmadan mektuplarla süren bir aşk. May duyguları coşup taştığı zamanlarda mektuplarında bu duygularını anlatsa da, yaşadığı zamanda onun bulunduğu yer, diğer kadınlardan daha özgür bir bireyselliğe ulaşmış da olsa yaşadığı toplumun ipekten bağlarına kayıtsız kalamamış ve geri çekilmiştir.

Şöyle der 15 Ocak 1924 tarihli mektubunda. “Sana karşı taşmalarım-ne demek bu? Bütün bunlarla ne demek istediğimi gerçekten bilmiyorum. Ama senin sevdiğim olduğunu ve sevgiye saygı duyduğumu biliyorum… Bu düşünceleri sanaitiraf etmeye nasıl cesaret edebiliyorum? Böyle yaparak onları yitiriyorum. Yine de bunu yapmaya cesaret ediyorum. Tanrıya şükürler olsun ki, bunları söylemeyip yazıyorum, çünkü şimdi şu anda burada olsan, hemen geri çekilip uzunca bir süre senden kaçarım ve söylediklerimi unutuncaya kadar da beni görmene izin vermem.”

Halil Cibran 10 Nisan 1931 Cuma günü New York’ta öldü. Daha sonra 21 Ağustos’ta Beyrut limanına getirilen naaşı Lübnan tarihinde görülmemişmuhteşem bir törenle Beşari’ye Mar Sarkis Manastırı’nın eski şapeline götürüldü. Ve Lübnan Hükümetinin desteğiyle devamlı bir Cibran müzesi oluşturuldu.

Halil Cibran öldüğünde May şöyle yazmıştır. “Hiçbir zaman bu kadar acıçekmemiştim, hiçbir kitapta bir varlığın bu çektiğim kadar büyük bir acıya katlanacak gücü bulacağını okumamıştım…” Dr. Joseph Ziyade’ye mektubundan.

May’in durumu giderek kötüleşmiş uzun çöküntü dönemleri yaşamış bu durumdan kurtulmak için seyahatlere çıkmış. Başarısız bir intihar girişiminin ardından yakınlarının gözetiminde Lübnan’a dönmüş, bir akıl hastanesinde deliliğin eşiğinden dostlarının yardımıyla edebiyat çalışmalarına geri dönmüş ve 22 Mart 1939’da Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde verdiği “Arap Yaşamına Yazarın Mesajı” adlı dersle tamamen iyileştiğini kanıtlamıştır. Lübnan’ı çok sevmesine rağmen 1939’un başlarında döndüğü Kahire’de iki buçuk yıl sonra ölmüştür.

bu yazıyı paylaşmadan edemedim. Nöbetçi felsefeciden duydum. sizlere sunmak istedim.

İş durumumdan ve sağlık sorunlarımdan dolayı bir müddet forumlarda kalamayacağım. bu belki bir gün,belki bir hafta,belki bir ay...kimbilir belki altı ay.

tekrar görüşmek dileğiyle
kendinize ve bu kıymetli sitemize iyi bakın. tez zamanda buluşmak üzere

hoşcakalın
saygılar.





Sadık
Sadık's picture

Merhaba Aydın,

"...
İş durumumdan ve sağlık sorunlarımdan dolayı bir müddet forumlarda kalamayacağım. bu belki bir gün,belki bir hafta,belki bir ay...kimbilir belki altı ay.
..."

Sağlık konusunu merak ettim, her hangi bir rahatsızlığın mı var?
Bu kıymetli siteye iyi bakın dediğine göre, bir gönül kırıklığı mı var?
Hani iş durumunu anlarım ama, "bu güzel siteyi" omuzlayan arkadaşların, başta Selahattin ve sizlerin hepinizin aynı gerekçeler ileri sürmesi işten bile değil...

Ben bilgisayarımda MSN ve Radyoyu kurmak için sancılar çekiyor iken - ki sağolsun bir güzel insan adres almış şifre almış yollamış- "cığızlık" yakışıyor mu sana?
Seni Selahattin'e şikayet ediyorum, herkesin huzurunda!
Ben sizleri sevdim evlatlar, kardeşler, arkadaşlar...
Yüzlerinizi görmeden, seslerinizi duymadan, tıpkı yukarıdaki güzel yaşam hikayesinde olduğu gibi...
DGK benim evim gibi adeta, ve bizler "ev halkı"yız bir anlamda.
Hanginiz yazsa bu haber beni üzerdi ama birkaç önde duran, sağlam duran, dik duran duyarlı insandan birinin yazması daha üzücü oldu.

Konuyu mu kaçırdım? Yine bir sürtüşme mi yaşandı ne oldu?

Ben duyguları ve duygulu insanları bildiğimi zanneden biriyim, var yine bir şey!

Açıklamak zorunda da değilsin ama,gideceksen kısa tut bari...
İlk iki seçenek tamamdır, en fazla bir hafta, "izinlisin"!

Senin şahsında hepinizin gözlerinden öperim,
hoşçakalın.

Y.S.YILMAZTÜRK





Canan
Canan's picture

Sevgili Merdan,

En kısa sürede eski sağlığına kavuşarak tekrar aramızda olmanı temenni ediyorum.Geçmiş olsun...

--




sadminc
sadminc's picture

Gece forumu okuduğumda rahatsız olduğunu öğrendim. Dilerim önemsiz bir durumdur. En kısa zamanda arayacağım kardeş. Acil şifalar diliyorum.
---------------------------------
İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. Montaigne

--

İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. Montaigne





sait.368
sait.368's picture

Umarım ciddi ve sorun teşskil edici bir problem yokturdurEn kısa zmanda saglıgına kavusman dilegi ile...

--

уєиỉ нαуαтıи∂α вαşαяıℓαя
вαşαямαи ỉçỉи çσκ zαмαи αşıмı vαя
κỉмỉ тαşı∂ıℓαяѕα ỉиєя αуиєи
κσиυşтυ αуиєи κσиυş ∂υαуєи





ezgi özkan
ezgi özkan's picture

meraba aydın abi. hayırdır umarım çok hasta değilsindir. yaa ben iki haftadır giremedim. siteye bağlanamadım bir türlü. çok geçmiş olsun bak bizi bekletme yaa. tez gel olur mu. iyi bak kendine. umarım önemli bişeyin yoktur. üzüldüm şimdi yaa çooooooookk geçmiş olsun çabuk dön aramıza tamam mı? özletme kendini...

--

gönül sana nasihatım
çağrılmazsan varma gönül
seni sevmezse bir güzel
bağlanıp da durma gönül...





gamzelim
gamzelim's picture

geçmiş olsun merdan.İnşallah önemli bişeyin yoktur.çabuk iyileş ve gel.özletme kendini.k.i.b