Cürek te ortaokula gittiğim dönemlerde TRT1 den sonraki ilk kanalın gelmesiyle Nejat Uygur la tanıştık. bazen mısır patlatarak bazen de meyve soyarak izlerdik ve de gülerdik. orta okul yıllarımızın tartışılmaz kahramanı, tenefüs aralarının vazgeçilmez komedi konusu Nejat uygur şimdi ölümle pençeleşiyor. ve ben bu haberi okurken hayatın ne kadar garip ve bir o kadarda acımasız olduğu düşüncesi ile karşı karşıya kalıyorum. Ama teselli olduğum bir nokta da yok değil. en azından unutulmazlar arasına adını altın harflerle yazdırdığını düşünüyorum ve de ölümsüzleştiğini...
birgün hepimiz de onun gibi olacağız. ama arkamızdan kimse bizi onun gibi konuşmayacak.
saygılar.
- yorum yapmak için giriş yapın ya da kayıt olun



bu haberi milliyetin internet sayfasında dolaşırken gördüm ve çok üzüldüm. gerçekten de çok büyük bir usta. tiyatroya çok şey kattı. beni çok üzdü bu haber...
O artık hasta... Zihni durmadan ona oyunlar oynuyor...
Usta tiyatrocu Nejat Uygur artık hasta... Zihni durmadan ona oyunlar oynuyor. Bugünle 20 yıl önceyi karıştırıyor. Bugüne dek ondan tiyatro dersi alan oğulları Behzat ve Süheyl ise, artık onun sayesinde bir hastaya nasıl bakılacağını öğreniyor. Umutsuzluğa kapıldıkları anlarda, Nejat Uygur bir espri patlatıyor ve moralleri yerine geliyor.....
Nejat Uygur 81 yaşında ve yılların tiyatro sanatçısı artık hastaOğulları Ahmet, Behzat, Süheyl, Süha ve Kemal ise hasta yakını konumunda. Otoriter babaları; bir anda onların çocuğu gibi oldu. Uygur geçmişi hatırlıyor ama bugünle pek bir ilgisi yok. Yedi aydır eski dünyanın içinde yaşıyor. Sol tarafı tutmuyor, zihni gelip gidiyor ama o hala tiyatro projeleri peşinde. Bu hayalleri onun hayatta kalmasını sağlıyor. 11 torunu var; onları bazen çocukları sanıyor. Sürekli eski repliklerini tekrarlıyor. Zar zor konuşuyor ama yıllarca oynadığı oyunlarını, hasta yatağında yeniden canlandırıyor.
EN ZOR OYUNU BU!
Her zaman baskın olan babalarının bir anda çocuklaştığını görmek, Uygurlar için hiç de kolay olmamış. Şimdi Behzat ve Süheyl Uygur, en zor oyunlarını babalarına karşı oynuyor. Babaları her gün onların karşısına başka bir zaman diliminde çıkıyor. Bazen 10 yıl öncesine, bazen de 20 yıl öncesine dönüyor. Onlar da hemen durumu kavrayıp, doğaçlama yapıyor. 'Nejat Uygur artık hasta halinin görülmesini istemez' diye düşündükleri için bu konuda aylardır konuşmak istemiyorlar. Bir aile için en zor durumlardan birini yaşıyorlar. Babalarının yaşarken artık eskisi kadar doğru karar veremediğini bilmek, hiç de kolay olmamış onlar için.
gönül sana nasihatım
çağrılmazsan varma gönül
seni sevmezse bir güzel
bağlanıp da durma gönül...