Tarih 19 mayıs 1919... Padişah Anadolu'daki isyanlara karşı en başarılı subaylarından Mustafa Kemal'i Anadolu'ya göndermiştir. İtilaf devletleri bu seçimin yanlış olduğunu farkederler ama Bandırma Vapuru hareket edeli 2 saat olmuştur.
Mustafa Kemal neden Anadoluya gönderilmiştir? Çünkü ünlü Wilson(ABD başkanı)İlkeleri gereği eğer Anadoluda bi karışıklık çıkarsa bunu itilaf devletleri kendine karşı bir ayaklanma sayıp orayı işgal edebileceklerdir...
Mustafa Kemal'in ''BU GÜN ERKEN YARIN ÇOK GEÇ'' felsefesiyle Anadolu'da bir uyanış hareketini başlatmak için en uygun zamanın geldiğini düşünüp Samsun'dan Amasya'ya Erzurum' Sivas'a ve devamında anadoludaki milli uyanışa ve ulusal kurtuluş savaşına başlamıştır...
Biz aslında hiçbirşeyin farkında değiliz. Bu başlığın altına okadar çok şey yazılırki... Biz gençler çalışmalıyız çok çalışmalıyız ''Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulazlar'' MUSTAFA KEMAL ATATÜRK...

gerçekten öyle Biz aslında hiçbirşeyin farkında değiliz yazık çok yazık. onca direniş boşa sanki. neden hala oyunları görüp de karşı duramıyoruz. neden milletimiz kuzu gibi yatmayı yeğliyo? bu mu yani. yeri geldiğinde vatan için canımızı veririz diyolar .bunlar için iyi bi şaf var: lafla peynir gemisi yürümez. biraz da faaliyet lazım. gençler böyle mi sahip çıkacak bu vatana bu ilkelere?şimdi uyanma ve direnme zamanı bence...
Merhaba
Atamızın yaptığı, halkın bir araya gelerek kendi sorunlarına çözümü kendilerinin üretmesinden başka faydanın olmayacağını anlatması idi...
Ve insanların bu birlikteliğine öncülük ederken de bu sıfatına vurgu yapmayacak kadar mütevazı davranmıştır.
Kendisini kurtarıcı filan ilan etmemişti, kurtuluştan sonra bile, kadınlarımıza, askerimize, öğretmenlerimize ve hele de köylümüze gösterdiği samimi ihtimam ile bunu kanıtlamıştı.
Yapılan mücadele bir hak savunma işi idi, herşeyden önce...
Benim yurdumda pişen aş, benim "hane" halkımındır, benim yurdumda biten ot ise benim yurttaşımındır denilmiştir kan emici sömürgecilere...
Atılan tokat halk adına ve halk tarafından atıldığı için, bunun kim verdisi olarak, Ab sınırları içinde söz konusu bile edilmeyecek bazı "geliştirici" yasaları dayatmaktalar bugün, Atamızın en önce kurduğu Büyük Millet Meclisine...
Bizlere yakışan ise ah vah etmeden kurtarıcı beklemeden yurdumuza ve halkımıza dair emek sarfetmektir.
Okumaktır mesela! Yakın tarihimizi okuyalım, 150 yıllık bu oyunun nasıl tezgahlandığını, İngilizlerin Dünya hakimiyeti için ne canlar yaktığını bilelim.
Ve utanmadan, karasularımıza hayasızca demirlemiş savaş gemilerine ayak basanları, yakasında ingiliz nişanı taşımayı onur sayanları tanıyalım.
Çare bizleriz...
Yakınmak değil çalışmak zamanıdır...
Bu yurdun insanını ve tarihi iyi bilmek zorundayız, boyun eğmeden yaşamak için yılmadan çalışmalıyız.
Hepinizi sevgi ile selamlıyorum,
hoşça kalın.
Yaşar Sadık YILMAZTÜRK
zaten farkında olsaydık bu faşistleri ATATÜRKÜMÜZÜN meclisine sokmazdık değil mi.kimileri şeriat peşinde koşar kimileri bölücü örgütlerin peşinde koşar, gençlerimiz deseniz hepsi ayrı telden çalıyo hiç bişeyden haberleri yok...nereye gidiyoruz artık kestiremiyorum ben çok üzgünüm!!!
Gittigimiz yer belli ucsuz bucaksız bir ucuruma dogru gidiyoruz ve bu gdişin farkında oldugumuz bile bile hızımızı kesicegimiz yerde daha da hızlanıyoruz bilinçsizlesiyoruz...Karanlıgı aydınlatma vakti geldi geciyor
.....İmpossible İs Nothing!...
'Karanlıgı aydınlatma vakti geldi geciyor'
çok güzel yazmışsın
işte bütün olay burada ama zannetmiyorum ki insanlar bunu dikkate alsın
Merhaba
Arkadaşlar, kardeşler umutsuzluğu kabul edemem, etmemeliyiz.
Atatürk yolunda yolcu olabilmek öncelikle umutlu olmayı gerektirmez mi?
"Geldikleri gibi giderler" sözünü sarf ettiği gün, Mondros mütarekesi uyarınca dağıtılan birliğinin başından "Başkent" İstanbul’a ayak bastığı gündü. Yani işgal edilmiş bir Ülkenin teslim alınmış Ordusunun bir subayıdır.
Geldikleri gibi gittiler de...
Yani o günlerin koşulları bu günlerden daha zor olduğu halde -ulaşım,haberleşme,okur yazar sayısı,ticaret,sanayi,teknoloji vb.- azim ve inanç sayesinde Mükemmel bir başarı elde edilmişse, bu deneyin de ışığında daha MÜKEMMELLERİ haydi haydi elde edilecektir!
Yeter ki bizler KURTARICI beklemeyelim.
"O" beklememişti çünki!
Hepinizi sevgi ile selamlıyorum.
Hoşçakalın
Yaşar Sadık YILMAZTÜRK