güzel bir paylaşım olmuş.
kafam yerine gelince bir iki katkı da ben yaparım.
- yorum yapmak için giriş yapın ya da kayıt olun
Divriği Gençlik |
|
Aydinlanma Tarihine Bir Bakis![]() Cum, 04/07/2008 - 08:09
güzel bir paylaşım olmuş. kafam yerine gelince bir iki katkı da ben yaparım.
![]() Cum, 04/07/2008 - 23:24
***Artik egemen guc burjuvazi sinifiydi ve kendi duzenini saglamlastiran burjuvazi aydinlanma yolunda verdigi mucadeleyi giderek dusurdu. Hatta onu unutturmaya calisti. Cunku halk aydinlanirsa kendisini de silip supuracek guce sahipti. *** İnsanaların bilinçlenmesinden kasıtı biraz daha acarsak?
|
Gelin tarihte kisa bir gezintiye cikalim. Avrupa'da bilimsel ve teknolojik gelismelerin gerceklesmesiyle, gucu daha sonra giderek artacak olanbuyuk sermaye sahipleri ortaya cikti. Bu sinifa burjuva sinifi da denir. Fransiz devrimi ile baslayip ardindan diger Avrupa ulkelerinde de devam eden devrimler ile Bati Uygarligi kendi karanlik Ortacagi'ndan kurtuldu. Feodal duzeni, dinsel hegemonyayi, aristokrasiyi kendi burjuvazileri onderliginde yikan batili toplumlar aydinlanma dusuncelerine dayali bir duzen icin kanli savaslar verdiler.
Peki neydi bu aydinlanma dusunceleri? Fransa bayraginin renklerinin tasidigi anlamlar aydinlanma devriminin hedeflerini gosteriyordu: Esitlik, Ozgurluk, Kardeslik. Aydinlanma felsefesi insanliga o gune kadar gormedikleri yepyeni bir dunya modeli sundu, sorunlara devrimci cozumler onerdi. Binlerce yildir halk uzerindeki baskisini surduren dinsel dusuncenin koklu tasfiyesi gerceklestirildi, feodal duzen yikildi. burjuvazi yani buyuk sermaye sahipleri, Ortacag karanligina karsi savasirken ilericiydi, devrimciydi. Nitekim bu ozellikleri nedeniyle genis halk kesimlerini pesine takarak insanlik tarihine buyuk bir katki yapti da. Bu tarihi katki butun insanlik icin cok degerli bir mirastir. Buraya kadar hersey tamam.
Peki ya degisen toplumsal duzen sonrasinda ne oldu? Artik egemen guc burjuvazi sinifiydi ve kendi duzenini saglamlastiran burjuvazi aydinlanma yolunda verdigi mucadeleyi giderek dusurdu. Hatta onu unutturmaya calisti. Cunku halk aydinlanirsa kendisini de silip supuracek guce sahipti. Burjuvazi kendi ideolojik sistemini yani kapitalizmi o gunlerden gunumuze kadar getirebilmistir. Bati kapitalizmi ilk yillarinda, yani bize cografi kesifler diye ogrettikleri yillarda, dunyanin geri kalan kisminin urettiklerini talan ederek kendini onlardan cok ileriye goturecek ekonomik enerjisini saglamistir. Tabi surasi cok acik ki Bati'nin yukselmesi Dunya'nin kalan kisminin cokusu anlamina gelmektedir.
Sistem birinci olarak sermayenin emek uzerindeki egemenligine ve somurusune ve uluslararasi arenada ise gelismis kapitalist-emperyalist ulkelerin diger butun dunya ulkeleri uzerindeki somurusune, yikim ve talanina dayanir. Soyle ki, dunyanin en zengin 500 kisisinin mal varligi dunya nufusunun yarisinin mal varligina esittir. Yani dunya kaynaklari toplam nufus icerisinde yuzde ile ifade edilemeyecek kadar kucuk bir azinligin elinde bulunuyor. Krallara, imparatorlara karsi verilen savaslarin sonunda dunyanin geldigi nokta budur. Belki onlar bile bu kadar zengin degillerdi. Devrimin simge kelimelerine tekrar donecek olursak ortada ne "Esitlik" kalmistir ne "Ozgurluk" ne de "Kardeslik".
Bu noktadan sonra artik insanligin gelismesine ve aydinlanmasina engel teskil eden kokusmus bir duzeni daha asmanin dusunsel ve pratiksel alanda mucadelesi verilmelidir. Uygarlik tarihinin yeni bir aydinlanma cagina, yeni bir ileri atilim hamlesine, yeni bir gelecek projesine ihtiyaci var. Bu ihtiyaci en cok hisseden ulkeler emperyalist talanin etkisi altinda olan ezilen dunya ulkeleridir. Yeni aydinlanma artik burjuvazi onderliginde olamaz, o yanliz burjuvaziye karsi bir halk aydinlanmasi olabilir.
Sivas'ta 1993 yilinda olumsuzluge yuruyen aydinlarimizin onunde saygiyla egiliyorum. Yukarida yazdiklarima bir Turkiye ornegi verecek olursak Sivas'ta yasananlar en uygun secimlerden biri olurdu. Ben konuyu derinlestirme taraftariyim. Katkilarla, sorularla bu konuyu derinine tartisabiliriz. Hoscakalin.
Erdem Kabadayi