anadolunun sesi basın açıklaması

metinpolat
metinpolat's picture

"Bu Ses Hiç Susmayacak!" - 24 Şubat 2007

Anadolunun Sesi Radyosu çalışanları Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Cağaloğlu' nda bulunan lokalinde 23 Şubat günü saat 13.00’da bir basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen basın toplantısıyla sansüre son verilmesi ve Anadolunun Sesi’nin kapatılmasına tepki gösterildi.
Dün saat 13 00'da düzenlenen basın toplantısına aralarında şair, yazar, müzisyen, gazeteci, çeşitli kitle örgütü temsilcileri ve radyo dinleyicilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
Anadolunun Sesi Radyosu Genel Yayın Yönetmeni Selda Yeşiltepe'nin okuduğu basın açıklamasıyla başlayan toplantında Avukat Selcuk Kozağaçlı ve Düşünce Suçuna Karşı Girişim Sözcüsü - Sanatta Sansüre Son Girişimi Üyesi Şanar Yurdapatan da bir konuşma yaptılar. Radyonun genel yayın yönetmeni Selda Yeşiltepe adına yapılan metinde şöyle denildi;
Anadolunun Sesi Radyosu 1999 yılında yayın hayatına başladı. O günden bugüne din, dil, ırk hiçbir ayrım gözetmeden ezilen halkımızın sesi soluğu olmaya çalıştı.
Anadolunun Sesi Radyosu, bu ülkede yaşanan haksızlıklara, zulme ve baskılara sessiz kalmadı, kulaklarını tıkamadı… Bu nedenle de RTÜK tarafından defalarca kapatma cezası ve sayısını hatırlamadığımız kadar çok uyarı aldı.

RTÜK tarafından radyomuzun yayını ilk olarak 2000 – 2001 yılları arasında toplam üç ay durduruldu. Gerekçeler bazı programlarımızda, F Tipi hapishanelere karşı sürdürülen ve 7. yılında sona eren, 122 insanın yaşamını yitirdiği ölüm orucu eyleminden söz etmek; 19 Aralık hapishaneler katliamından sonra tutuklulardan gelen mektupları okumak.

İkinci yayın durdurma kararı ise 2002 yılındaydı. Ancak bu kez gerekçe biraz daha farklıydı; Avukat Cemal Yücel tarafından hazırlanan ve Alevi ve Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği’nin kapatılmasını konu alan “Hukuka Bakış” programı nedeniyle 180 gün kapatma cezası verdi RTÜK. Fakat yaptığımız itiraz sonucu mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.
Yine 2003 yılındaki programlarımız gerekçe gösterilerek radyomuzun yayını RTÜK tarafından 17 Ekim 2006 tarihinde 30 gün süreyle durdurulmuştu.

RTÜK bu kapatmaya da, sanatçı Ahmet Kaya’nın “Gururla Bakıyorum Dünyaya” şarkısının sözlerini; bir gazetedeki Kürt Sorunu tartışmasını;19 Aralık hapishaneler katliamının ve dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün eleştirilmesini ve mağdur ifadelerine yer verilmesini gerekçe gösterdi.

Anadolunun Sesi Radyosu Yönetim Kurulu Üyeleri ve Genel Yayın Yönetmenleri hakkında da defalarca davalar açıldı. 2000 yılından bu yana aldığımız her yayın durdurma cezasının ardından ya yasadışı örgüt üyesi olmak ya da “Sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge faklılığına dayanılarak halkı birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye tahrik etmek”ten yargılandık. Kimilerinden beraat ettik, kimi davalar ise hala sürüyor.
8 yılda yaptığımız programlarımızın kaydı, ayda en az bir kere, RTÜK tarafından istendi ve bazı programlarımız hakkında hala savunma isteniyor.
İşte son olarak bunlara benzer nedenlerle bir kez daha yayın durdurma cezası verilerek, Anadolunun Sesi Radyosunun yayın lisansı iptal edilmiştir.
Demokrasi, düşünce ve basın özgürlüğünün yoğun bir şekilde tartışıldığı ve AKP hükümetinin 301. madde üzerinde değişiklik yapılacağını söylediği bir dönemde radyomuzun lisans hakkının iptal edilmesi ve yayınımızın süresiz durdurulması ağır bir karardır; bu kararla düşünce ve basın özgürlüğünü savunduklarını söyleyenlerin yalanları ve demagojileri bir kez daha açığa çıkmıştır. Eskiden Kanal 7’deyken sık sık sansürden ve yasaklardan şikâyetçi olan RTÜK Başkanı Zahit Akman, bütün hukuk kurallarını hiçe sayarak bir radyonun kapatılmasının altına mührünü basabilmiştir. Bu kararın arkasında duranlar ve bu kararı savunanlar, bunun açıklamasını nasıl yapacaklar merakla bekliyoruz.
Radyomuz, RTÜK’ün 3984 sayılı yasasının 4756 sayılı 4.maddesinin (b) bendini, ikince kez ihlal ettiği gerekçesiyle kapatılmıştır. Yani yıllardır karşımıza çıkan “Toplumu şiddete, teröre, etnik ayrımcılığa sevk eden veya halkı sınıf, ırk, dil, din, mezhep ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik eden veya toplumda nefret duyguları oluşturan yayınlara imkân verilmesi” nedeniyle... Radyomuzu sürekli dinleyen birisi, bu suçlamaların ne kadar mesnetsiz ve uydurma olduğunu rahatlıkla söyleyebilir. Çünkü biz Anadolunun Sesi olarak tam tersine Anadolu’da yaşayan, çeşitli milliyetlere ve kültürlere, dillere ait halkları birbirine düşürmek, onlar arasında nefret duyguları yaratmak bir yana bu halklar arasında kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi temelinde bir yayın politikasını temel aldık. Biz ne herhangi bir milliyetin sözcülüğünü, ne de bir mezhebin savunuculuğunu yapıyoruz. Anadolu’da yaşayan bütün halklara, mezheplere aynı mesafedeyiz. Yayınlarımızda Türkçe şarkılara yer verdiğimiz gibi; Kürtçe, Arapça, Lazca, Gürcüce, Çerkesce, Ermenice şarkı ve türkülere de yer veriyoruz. Anadolu’yu eşi bulunmaz bir zengin kültür hazinesi olarak görüyor, bu hazinenin yaratıcısı ve asıl sahibi olan çeşitli milliyetlerden halkımızın kendi kültürünü, tarihini öğrenmesine; halklar arasında dayanışma duygularının güçlendirilmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bu nedenledir ki dinleyici sayımız her geçen gün yükseliyor; daha çok insana ulaşıyoruz. Halkın ve haklının yanında olan; yozluğa ve çürümüşlüğe alternatif bir sesin birilerini rahatsız edeceğini de bilmiyor değildik elbette…
Radyomuz neden kapatılmıştır? Bugüne kadar okuduğumuz şiirlerden, şarkılardan, halkın yaşadığı sorunların tartışıldığı, gündeme getirildiği programlardan, sabah okuduğumuz gazete haberlerinden kaynaklı kapatılmıştır. Ama RTÜK radyomuzu kapatmakla sadece bizi cezalandırmamıştır. Onbinlerce dinleyicimizin ağzına kilit vurmuş, kulaklarını tıkamıştır. Çünkü biz bu insanların sesiyiz; onların konuşmayan dili, haksızlığa, adaletsizliğe karşı isyanı, değersizleşmeye yozlaşmaya, ahlaki çürümeye karşı tutunduğu onurlu bir dal, geleceğe dair umutları ve hayalleriydik. Biz onlardık!
RTÜK sadece dinleyicilerimizi de değil, radyomuzda yer verdiğimiz bütün sanatçılarımızı, aydınlarımızı da cezalandırmıştır. Anadolu’da hala varlığını sürdüren dilleri, kültürleri cezalandırmıştır. Şarkıları, türküleri, şiirleri, öyküleri, masalları da cezalandırmıştır.
Bu işi sadece ticaret için yapan; içeriği boş, halkları aşağılayan, radyoyu sadece bir eğlence ve şov aracına dönüştüren bir anlayışın karşısında duran radyoların sayısı maalesef bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. Ki bunlar da sürekli sansürcü-baskıcı bir politikanın hedefi olmaktan kurtulamamış, aynı bizim yaşadığımız ve tanık olduğumuz uygulamalara maruz kalmıştır.
RTÜK, devletin bölünmez bütünlüğüne karşı yayın yaptığımız, milleti isyana teşvik ettiğimiz ve aynı içerikte yayın yapmaya devam ettiğimiz gibi gerekçelerle 2006’nın Temmuz ayında radyomuz hakkında lisans hakkının iptalini ve yayınımızın süresiz durdurulmasını isteyerek bizden savunma istemişti. Avukatımızın verdiği savunma, hiçbir işe yaramadığı gibi; defalarca sözlü savunma talebinde bulunmamıza rağmen, bu isteğimiz geri çevrilmiştir. Sanki günler öncesinden infaz kesinleşmiş ve bunun uygulanacağı gün beklenir olmuştur.
RTÜK'ün 30 Ocak 2007’de yaptığı toplantıda, radyomuzun yayınının süresiz durdurulması için karar alınmış ve bu karar, RTÜK'ün 3984 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesi hükmüne dayanarak verilmiştir. Bu karar doğrultusunda yayınımız, 9 Şubat’ta saat 23.05’te durdurulmuştur. Elbette bunu, ülkemizde yaşanan temel ve genel demokrasi ve özgürlük sorunundan bağımsız görmüyoruz. Demokrasi ve özgürlük için verilen mücadele ne kadar çok yükselir, gelişirse bizim gibi radyoların sesinin daha çok yükseleceğini bilmeliyiz. İşte bu yüzden “Anadolunun Sesi Sizin Sesiniz’dir, sesinize sahip çıkın” diyoruz.
Tekrar yayın yapabilmek için gerekli hukuksal girişimler, radyomuz tarafından yapılmış olup, RTÜK’ün verdiği kararın yürütmesinin durdurulması için avukatlarımız tarafından hazırlanan savunmamız, Ankara 15. İdare Mahkemesi’ne verilmiştir. Şimdi kısa sürede mahkemenin olumlu bir karar vermesini, yayınımıza kaldığımız yerden devam etmeyi umuyoruz. Kısa sürede tekrar yayınımıza başlamak umuduyla, bizi yalnız bırakmayan tüm dinleyicilerimize ve dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Son olarak diyoruz ki;
Anadolunun Sesi hiçbir zaman susmayacak! Bugün olmasa bile yarın mutlaka daha gür ve daha coşkulu çıkmaya devam edecek Anadolunun Sesi halkımızın yüreğinde, vicdanında yayınını sürdürmeye, sizin sesiniz olmaya devam edecek.
Bu ses hiç susmayacak!”
Okunan basın açıklamasının ardından söz alan Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri ve radyonun hukuk danışmanı Avukat Selçuk Kozağaçlı verilen kararın hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, karara dair açıklamalar yaptı. Radyonun kapatılma gerekçesi olarak açıklanan RTÜK’ün 3984 sayılı yasasının 4756 sayılı 4.maddesinin a- b- c bendlerinde biran önce düzenlemeler yapılması gerektiğini vurgulayan Kozağaçlı, RTÜK yasasının tümden değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Yasalarda bireyler için idam cezasının kaldırıldığını ama tüzel kişiler için idamın bu şekillerde uygulandığına da dikkat çeken Avukat Kozağaçlı, yayın durdurma cezasının bu tür kurumlar için idam cezası anlamına geldiğini vurguladı. Bu tür durumların tekrar yaşanmaması için yasalarda tümden değişiklikler yapılması gerektiğini de anlatan Kozağaçlı, sorunun çözümünün sistemdeki temel değişikliklerin üzerinden yapılması gerektiğini vurguladı.
Kozağaçlı'nın ardından söz alan Düşünce Suçuna Karşı Girişim Sözcüsü Şanar Yurdatapan, Sanatta Sansüre Son Girişimi adına da konuştuğunu belirtip, asıl kapatılması gerekenin RTÜK olduğunu açıklayarak konuşmasına başladı. Kendisinin de düşüncelerinden ötürü yıllarca yurtdışında yaşamak zorunda kaldığından bahseden Yurdatapan, konuşmasında RTÜK'ü YÖK'e benzetti. Yurdatapan "Nasıl ki bütün üniversitelerin tek merkezden yönetilmesi demokrasiye aykırıysa, bütün radyolarından da aynı merkezden
denetim altına alınması, bir üst kurul tarafından denetlenmesi de demokratik değildir" dedi. Basın toplantısı yapılan basın açıklamalarının ardından son buldu. Çok sayıda basın mensubunun da destek verdiği toplantıya Erdal Güney (Müzisyen), Avukat Ali Rıza Dizdar (Radyo Eski Programcısı), Suavi (Müzisyen)
Prof. Toktamış Ateş, Erol Toy (Yazar - Radyomuz Eski Programcısı) destek mesajlarıyla katılırken, salonda bulunan aydın, sanatçı ve yazarlar ise şunlardı;
Kibar Aslan (Müzisyen- Anadolunun Sesi Radyosu Programcısı)
Gürsel İlk (Anadolunun Sesi Radyosu Eski Programcısı)
Metin Kurt (Eski Milli Futbolcu - Anadolunun Sesi Radyosu Eski Programcısı)
Mehmet Arslan (Karikatür Sanatçısı - Anadolunun Sesi Radyosu Eski Programcısı)
Grup Yorum
Şanar Yurdatapan (Müzisyen- Düşünce Suçuna Karşı Girişim Sözcüsü- Sanatta Sansüre Son Girişimi Üyesi)
Rıza Gürünlü (Divriği Kültür Derneği Genel Başkanı)
Yusuf Çetin (Sinema Sanatçısı - SİNE-SEN Başkanı)
Ali Eriş
İsmail İlknur (Grup Kızılırmak)
Erol Ekici (DİSK Genel-İş Örgütlenme Daire Başkanı)
Mehmet Karagöz (DİSK Genel-İş İstanbul 2 Nolu Bölge Şube Başkanı)
İsmail Yurtseven (DİSK Genel-İş 7 Nolu Şube Başkanı)
Ahmet Tulgar (Gazeteci)
Gülten Kaya (Yapımcı- Sanatta Sansüre Son Sözcüsü)
Raffi Hermonn (İHD Genel Başkan Yardımcısı)
Eğitim-Sen İstanbul 1 ve 3 Nolu Şube Yöneticileri
Turgay Olcaytu (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri )
Mehmet Esatoğlu (Sanatçı - Tiyatro yönetmeni )
Bilgesu Ataman (Sanatçı - Tiyatro Simurg)
Hale Üstün (Sanatçı - Tiyatro Simurg )
Av. Selçuk Kozağaçlı (ÇHD Genel Sekreteri)
Av. Nazan Yaman
Av. Naciye Demir
Av. Ebru Timtik (Radyomuz Eski Programcısı)
Av. Barkın Timtik
Av. Güray Dağ
Av. Şükriye Erden
Sennur Sezer (Şair - Yazar)
Adnan Özyalçıner (Yazar)
Nurettin Güleç (Müzisyen)
Vedat Baran (Müzisyen)
Hasan Sağlam (Müzisyen)
Erdal Bayrakoğlu (Müzisyen)
Aydın Öztürk (Müzisyen - Şair)
İbrahim Karaca (Şair)
Birol Topaloğlu (Müzisyen)
Efkan Şeşen (Müzisyen)
Yaşar Kabaosmanoğlu (Müzisyen)
Aşık Alican (Müzisyen)
Avni Sağlam (Müzisyen)
Belge Yayınları
Osman Yeşil (Yar Yayınları )
Temel Haklar Federasyonu
İHD İstanbul Şube
Halkevleri
Tohum Kültür Merkezi
Özgür Radyo
Yaşam Radyo
Metropol Müzik
Ares Müzik
Anadolu Müzik
Güvercin Müzik
Gövtepe- Arda Müzik





metinpolat
metinpolat's picture

24 ŞUBAT 2007 ANADOLUNUN SESİ RADYOSUNUN BASIN AÇIKLAMASI