Aklın ve mantığın durduğu yer...
Aklın ve mantığın durduğu yer...
On Birinci Cumhurbaşkanı üçünçü oylama turu sonucu „secildi“. Halkın büyük bir kısmı hayal kırıklığı yaşıyor. „Benim Cumhurbaşkanım degil“ veya „benim Cumhurbaşkanım Atatürk“ diyenlere verilen cevaplar, onursuz tavsiyeler ortada. Ne beklenirdi ki başka „Anan´ı da al git“ diyen bir anlayıştan?
Cumhurbaşkanlığı neyi ifade ediyor? Daha doğrusu T.C.´nin Cumhurbaşkanı nasıl olmalı? Mustafa Kemal gibi olmalı. Ulusu´nun güç, gurur ve güven kaynağı olmalı. Ha, “Mustafa Kemal olmak kolay mı?” diye sorabilirsiniz. Elbette değil. Ama en azından O´nun gibi düsünmek, en azından O´nu anlamaya çalışmak imkansız değil. Mustafa Kemal´in özelliklerinin bir kaçına dahi sahip olmak yeterli ulusun „onurlu yaşayabilmesi“ için...
Cumhurbaşkanlık makamına ya halef olunur yada muhalefet. AkaPe´nin çizgizi ne kadar uyuyor Atatürk ilke ve inklaplarına ? Bence çizgisi uymuyor, daha çok “ çizmeyi aşıyor”. Gecmişte, çok uzun bir süre de değil, basında ve televisiyonlarda açık açık söylemişler ne düsündüklerini “özgürce”. Ilımlı ılımlı geliyorlar Işte. Nerelerden geldikleri, kimlerden destek aldıklarıda, amaçlarínín ne olduğu da çok açık. Hersey çok açık. Türbana bu yüzden mi gerek duyuyorlar? Ne zaman önemli bir gündem olsa, TÜRBAN. Sahi Türban demiş iken. Türban kimin sorunu?
Cumhurbaşkanı seçildi sonuçta. Niteliklerine sahip demek ki. Evet, kırk yaşını doldurmuş, yüksek öğrenim yapmış, „kendi“ üyeleri tarafından da seçildi. Cidde´de Islam KALKÌNMA Bankası´nda ekonomist olarak bile calışmış.
Andiçme törenide gerçeklesti.
"Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve Milletin bölünmez bütünlüğünü, Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, Milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim." denildi.
Madde 105 sorumluğu ve sorumsuzluk halini düzenliyor. “Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin önerisi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.” Umarım bu maddeye gerek duyulmaz ve Cumhurbaşkanı sorumluğunun bilincinde davranır. T.C.´nin Cumhurbaşkanı olur ve HAKEM OLAYÌNA benzemez…
Saygılarımla
- güldenterazi yazıları
- yorum yapmak için giriş yapın ya da kayıt olun



Cvp: Aklın ve mantığın durduğu yer...
***"Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve Milletin bölünmez bütünlüğünü, Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, Milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.***---guldenterazi den alinti----
1.si insan tutamayacagi bir sozun altina namusu ve serefi üzerine anD içmemelidir.Hiç deilse biz boyle gorduk....
2.si size tuhaf gelebilir ama benim savundugum bir düşünce var cumhurbaşkanlıgı seçimi ile ilgili....şimdi herkes kafasına gore bir seler soyluoy...kimisi darbe olacak,kimisi şeriat gelecek,kimisi ATATÜRK ün kemikleri sızlıyor,kimisi a.gul den bize başbakan olmaz diyo....peki bende soruyorum
Bu hükümet oy kullanan her 2 kisinin oyunu vermesiyle gelemdimi buraya,ulkeyi daha kotuye,daha seriata goturmeye,ATATURK ilke ve inkilaplarından uzaklaştırmaya,ülkeyi satmaya devam etmeye ,kendi reisi cumhurunu kendisi secme yetkisini vermeye kim getirdi bu hükümeti ....BİZ....eger sen bunları göze alıp,cumhuriyetten,laikikten,demokrasiden bahsedip bu insanı cumhur başkasnı olma yolunu ardına kadar aralıyosan merdan abinin tabiriyle hiç kusura bakma koyun milletim darbeyede,şeriatada her seye mübahsın demektir.
NOT:Bu olayalrın olmamasını istemeyip duyarlı bir sekilde dusuncelerini sandıga yansıtan arkadaslara deildir sözüm....
EL CHANCHO
Cvp: Cvp: Aklın ve mantığın durduğu yer...
1923-2007 cumhuriyet'in bitişi.
Cvp: Cvp: Cvp: Aklın ve mantığın durduğu yer...
Merhaba,
Buradan, Zerrin Arslandoğan'ı tekrar tebrik ederim.
Başarılar dilerim.
Atatürk denince benim aklıma ilk gelen şey, kendine ve halkına güvenmek, barışçı ve bağımsızlıkçı bir tavrın sahibi olmaktır.
Aklın ve mantığın durması Kemal Paşanın defterinde yazıyor olsaydı, yakışıklı bir osmanlı paşası olarak gönül maceralarını okurduk şurada burada...
Zaten birileri de bize hep "pembe iki katlı " bir evden bahsetmezler mi Atatürk deyince...
Özellikle Ankarada yaşayanlar, siz bu büyük insanı anlamaya daha yakınsınız, çünki orası çorak bir anadolu beldesi iken, Cumhuriyetin Başkent'i yapılmış, bataklıklarda "Orman Çiftlikleri" kurulmuş, Osmanlının 400-500 yıldır görmezden geldiği insanlar için "milletin efendisi" payesi biçilmiştir.
Kendisinin öldüğü andan itibaren olacakları da bildiği için, " Ey, TÜRK GENÇLİĞİ..." diye haykırmıştır geleceğe doğru.
600 küsur yıllık bir sistemi tamamen ortadan kaldırmak yani bunu göze alabilmek her babayiğidin harcı değildir.
Barışçı,Bağımsızlıkçı, Halkına güvenen ve inanan bir liderin bu gün koltuğunda oturanlar, onun kurduğu sistemin -ki küresel kan emiciler ve saz arkadaşlarının ekmeğine kan doğramış bir yapıdır- cenaze namazı için saf tutmaktadırlar...
Onlar ki tek müttefik ikizi, onlar ki bop esaret zincirinin muhteşem eşbaşkanları, onlar ki ılımlı diye sulandırdıkları dinin peygamberinin de PUTLARI yıktığını görmezden gelenler, onlar ki Halkını sırtından hançerlemeyi marifet sayanlardır...
Her iki kişiden biri ihanet için onay vermiş olamaz, her iki kişiden biri olsa olsa birilerinin yüzüne gözüne bulaştırdığı Cumhuriyet toplantılarındaki halkın din karşıtı olduğu yalanına kanmış ve bu din bezirganlarına sığınmıştır.
Kaldı ki sayımların sonuçları üzerindeki şaibe henüz kaldırılamamıştır.
Tezgah kusursuz planlanmıştır ama bizler niye varız...
Niye buralarda çabalıyoruz.
Biz buradayız, bu can bu tende olduğu sürece Vatanın bölünmez bütünlüğü,halkımızın huzuru için bu serden geçmeye de hazırız...
Zerrin senin şahsında tüm "Dişi Arslanları" kutluyorum,
Erkekleri hiç ayırmadan...
Hepinize sevgi ve selamlarımı yolluyorum...
Cumartesi Ankarada nikaha gideceğim denk gelirse DKD şenliğine uğramaya çalışacağım, oradaki canlarla tanışma fırsatı bulabilirsem sevinirim.
Hoşçakalın
Y.Sadık YILMAZTÜRK