Sponsor linkleri

Üye olmak istiyorsanız...

Sitemiz sizlerin rahatı için davetiye ile üye almaktadır.

Davetiyeleri site üyelerinden veya "Ana menü"deki "iletişim" linkini tıklayarak bize adınızı, soyadınızı ve köyünüzü ulaştırarak temin edebilirsiniz.

divrigigenclik.com ekibi

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

İlk mermi atıldığında kumanya olarak verilen bayatlamış tayının son lokması daha boğazındaydı Laz Osmanın. İlk atılan merminin toprağa serdiği ilk can olmadan önce…

Mevziden çıkmadan hemen önce helal etmişti hakkını Sivas’lı Mevlüt’e, Mardin’li Ferman’a. En çokta manga komutanı onbaşı Ahmet’e sarılmıştı, sinirli de olsa çok severdi onu. Hem Balkan harbindeyken onbaşı Ahmet’in memleketine de gitmiş, Trakya dağlarının mevzilerinde az yatmamıştı. Bilirdi Meriç nehrinin kokusunu. İşte bu yüzden onu en çok severdi; ekmeğini yemişti memleketinin, tanımıştı insanını. Komutanı “ateş” komutu verdiğinde ilk ateş eden kendisi olmak istemişti; memleketinin toprağına adım atan ilk işgalciyi geri göndermek için geldiği cehenneme.En son gördüğü yanına düşen Ağrı’lı Ferhat oldu -ki son nefes gibi bakıştılar birbirlerine- kucak kucağaydılar şimdi kırmızı çamurun içinde.

Kocaman bir uğultu patlayınca siperlerin içinde, havaya fırladı Hakkâri’li Selahattin’in cılız gövdesi... ve Ankara’lı Muhammed’in kolları... ve Uşak’lı Hasan’ın bacakları... ve isimleri bile bilinmeyen daha bir çok uzuvlar. Hepside uçuşan melekler gibi havaya savruldular, düştüler yere kahramanca, yiğitçe, mertçe. Ölüme meydan okurcasına mermi sürüyorlardı bu kan kokulu ezgiye, dimdik ve gurur dolu olarak; aynı daha dün gece oynadıkları zeybek gibi.

Egenin yeşil ormanlarının, Şemdinli Anadağlarının, Zigana’nın zorlu yollarının bıçkın yiğitleri kök söktürüyordu dışı kalın, içi kof bu çelikten tenekelere. Toros dağlarının gözü kara yoldaşları ne zamandır beklemişti sahili. İçlerindeyse en keskiniydi ve en nişancısıydı Kars’lı Sırrı. Gözünün gördüğünü mermisi hemen buluyordu hiç şaşmadan.

Harran’lı Seyit “onbaşı” olmamıştı daha. Son kalan mermiyi kraliyet gemisine göndermeden, hiçbir ödül istemeden, sadece kuru ekmekten tayınının iki ekmek olmasını beklemeden evveldi.

Artvin’den gelen bir mektup ise şimdi şarapnel parçasıyla uçmuştu havaya; Mustafa’nın sinesinin içinden geçerek. Ve o an “yettim” diyen Antep’li Durmuş sanki Anzak’a değil, onun memleketine göz diken Fransız’ın böğrüne çakmıştı mermiyi. Çünkü daha yeni Antep’ten bir yaralı kuş gelmişti; kanatlarında İstanbul’lu Doktor Tevfik’in kanıyla.

Sabah ezanını alayca tek yürek okuyarak kılmıştı hepsi namazını. Secdeye düşenlerin başlarını koydukları toprak bile tek kelime etmeksizin şehadet için hazırdı sanki. Korkusuzdu artık dua eden birvücutlar.

Daha bıyığı bile terlememiş tıbbiyeli öğrenciler mevzilere şimdi gelmişlerdi. İçlerinde en yamanıydı Onur ve ismi gibi dimdikti, gözü biraz sonra sökecek olan şafaktaydı. Sadece on beş dakika içinde hepsi kan ve barut karışımı toprağa daha düşmemişti.

“ Hey on beşli on beşli
Tokat yolları taşlı
On beşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı ”

türküsü daha ağıt olarak Tokat’ta yeni yakılıyordu. On beşli tertiplerin hiç birisinin memleketine artık dönemeyeceğinin bilinmeyişinden evveldi.

Urfa’nın etrafındaki dumanlı dağlardan toprağa düşen vücutlar İzmir’e, Samsun’a, Adana’ya, Tunceli’ye, Kastamonu’ya, Mersin’e analarının yüreklerine daha düşmemişti acı bir sızı olarak. Ellerinde ve gönüllerinde olan tek değerli emanet; ne fakir, yırtık kıyafetleri, yetersiz gıdaları, ne de bakımsız vücutlarıydı. İnandıkları, uğruna her şeyi göze aldıkları al bayraklarıydı. Bu bayraklarının rengini tüm yurdun rengiyle boyamalıydılar, arslanlar gibi kükremeliydiler “Allah” nidasını. Arslanların kükremesinin ne demek olduğunu bilmeyen sırtlanların bu feryadı ilk duymalarından evveldi…

Ve Laz Osman düştüğü bu şehadetin içinde, gözgöze geldiği Ağrı’lı Ferhat ile bir kuş gibi mutlulukla, acı duymadan yükseldiğinde; Urfa’da, Antep’te, Maraş’ta, Antalya’da Çanakkale’de, İstanbul’da, Bartın’da, tüm yurdun dört bir köşesinde mavi bir çift göz gördü. O bir çift mavi göz onlara “ileri” komutu verir gibi gökyüzündeki bir yazıyı işaret etti …

“ ÇANAKKALE GEÇİLMEZ…”

Türkiye’mizin her yeri Çanakkale, Çanakkale’nin her bir toprak taneciği vatanımız, yurdumuz. Canını, kanını, umutlarını bir an tereddüt etmeksizin feda eden, hiçbir etnik köken, din, dil, renk ayrımı gözetmeyen, boğazlarında kuru bir ekmek parçasıyla dünyanın en güçlü devlerini dize getiren, kan kırmızı bayrağımızı şehadetinin namusuyla bizlere teslim eden, kahramanlığın gerçek sahipleri önünde saygıyla eğiliyorum, aşkı niyaz ediyorum. Ruhları şad olsun…

Atatürk’ümüzün sadık ve yılmaz erleri olarak bizlere teslim ettiğiniz al bayrağımızı, vatanımızı, inancımızı, cumhuriyetimizi, namusumuzu üç kuruş menfaat için, kişisel çıkarlar, bölücü hayaller için teslim etmeyeceğimizi sizlerin manevi huzurunda bulunarak duyurmayı bir görev bilmekteyim.

İsmail METİN (derdimend)

güldenterazi's picture

Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

Merhaba Sayín Metin,

yazínza pek fazla söyleyecek söz bulamíyorum dogrusu. Her zaman oldugu gibi yine...Kaleminize saglík.
Yanlízca $unu söylemeden gecemeyecegim.

“ Hey on beşli on beşli
Tokat yolları taşlı
On beşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı ”

türküsü daha ağıt olarak Tokat’ta yeni yakılıyordu. On beşli tertiplerin hiç birisinin memleketine artık dönemeyeceğinin bilinmeyişinden evveldi....

Bundan sonra bu türküyü daha farklí bir duyguyla dinleyecegim...

Saygílarímla

Canan's picture

Cvp: Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

Şuhedâ fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mâbedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden nâ'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl


Bağımsızlık adına; batıla geçit vermemek için Şanlı Alkanlı bayrağın uğruna can verenlerin kanlarının helal olması için, Haklının yanında Hakça durmak günüdür bugün!
Emaneti ne pahasına olursa olsun,korumak ,layık olmak ve yaşatmak günüdür bugün!
Vicdanların kan uykulardan uyanma günüdür bugün!
Vatanın her noktasına “namahremdir geçilmez” yazmak günüdür bugün!
Bütün özgürlüğe aşık ruh...lar olarak Serkan,Abdullah,Kevok,Berkan,Tanura,Tamara,Deniz…isimlerimizin “Mehmetçik” adında BİR olacağı gündür bugün!
Yedi renkli, yedi iklimli,Cennet yurdumuzun emanetçileri olarak birarada kardeşçe yaşamak adına ,tek yürek olup zulme meydan okumak, bir kez daha and içmek zamanıdır bugün!

VARLIĞIN VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!

Saygılarımla...

yildirim_yusuf's picture

Cvp: Cvp: Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

Şehidler Abidesi İçin

Gök kubbenin altında yatar, al kan içinde,
Ey yolcu, şu topraklar için can veren erler.
Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez;
Gufrana bürünmüş, yalınız Fatiha bekler.

Sadık's picture

Cvp: Cvp: Cvp: Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

Merhaba,

"Atatürk’ümüzün sadık ve yılmaz erleri olarak bizlere teslim ettiğiniz al bayrağımızı, vatanımızı, inancımızı, cumhuriyetimizi, namusumuzu üç kuruş menfaat için, kişisel çıkarlar, bölücü hayaller için teslim etmeyeceğimizi sizlerin manevi huzurunda bulunarak duyurmayı bir görev bilmekteyim."

"İsmail METİN Derdimend"

Aynen katılıyorum...
Varol üstad...

Ve bu muazzam savaşım devam ederken bir yandan da "ermeni kesmekte olduğumuzu" iddia edenleri DGK alanının üye ve okuyucularından hicap ederim amma, köpek dışkısı ile hem hal etmek isterim...
Köpekten de özür dileyerek...

Canan kardeşim, sizin yorumunuz ise İsmail Metinin açtığı yaraya tuz bastı be güzel insan...
Dağladın yüreğimi...

Yeri gelmişken, Mehmet Akif Ersoy gibi bir insanla yurttaş olmaktan duyduğum kıvancı belirtmek isterim...
Tıpkı Namık Kemalle, Nazım Hikmetle ve diğer söz ustalarımızla olduğu gibi.

Bu topraklar hoşgörü ve sevginin yeşerdiği topraklardır...

Bu toprakların üzerinde yaşayan herkese herşeye, tıpkı dünyanın diğer yerlerinde, insan olmanın farkına varmış olanlara duyduğum gibi ve kadar saygı ve sevgi duyduğumu; bu topraklar uğruna "batan güneşlere" minnet ve şükran borcumun ve gereğinin bilincinde olduğumu belirtir hepinizi muhabbetle selamlarım...

Ruhları şadolsun hepsinin...

Hoşçakalın.

Yaşar Sadık YILMAZTÜRK

huseyinkarakoc's picture

Cvp: Cvp: Cvp: Cvp: Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

Öncelikle bu güzel yazıyı paylaştığın için teşekkrler dost.
Bir gün bir dernekte harıl harıl alevilik sünnilik tartışılıyor. Ben şahsım olarak bir kaç kişiye cevap vermekle meşkul iken oradan derneğin işlerine bakan çok sevdiğim tacim abi elinde çanakkale de çekilmiş iki askerin resmiyle birlikte içeri girdi ve beyler dedi size bir soru soruyorum aha bu iki asker alevimi sünnimi bileniniz varmı acaba??
Bunun üzerine salonda çık çıkmadı çünki kimseler bilmiyordu onların alevimi sünnimi olduğunu ama bir tek gerçek vardıki onlar Vatanı için canlarını veren birer yiğit olduğunu hepimiz biliyorduk. Onları yüzüsuyu hürmetine bu vatan var olmuş ve onlar cephede tek yürek olarak düşmana karşı koymuşlardı. Ne bir alevi sünni ne bir kürt ayrımı yapılmıştı. Her nedense o isimsiz kahramanların kurtarmış olduğu bu Cennet Vatanda yaşamayı biliyoruzda insana insan gibi muamele yapılmasını çok çabuk unuttuk sanırım.

ezgi özkan's picture

Cvp:

"Atatürk’ümüzün sadık ve yılmaz erleri olarak bizlere teslim ettiğiniz al bayrağımızı, vatanımızı, inancımızı, cumhuriyetimizi, namusumuzu üç kuruş menfaat için, kişisel çıkarlar, bölücü hayaller için teslim etmeyeceğimizi sizlerin manevi huzurunda bulunarak duyurmayı bir görev bilmekteyim."

bu cümleye canı gönülden katılıyorum. bir avuç da kalsak bu yurdun zerresini sattırmayız. ben inanıyorum ki çoğu insan hala bu görüşte. başta ABD diğer dış ülkeler bizim bu bağlılığımızı yımaya çalışıyolar zaten. ama biliyorum ki vatanını seven milyonlarca insan var burada. bizim yapacağımız tek şey var: söylediklerimizi faaliyete geçirmek. onlara bizim içişlerimize karışma hakkını vermemek. emeğine sağlık.

sinem's picture

Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ…

ღ°•.♥.•°ღ ♥ღ°•.♥.•°ღ ♥ღ°•.♥.•°ღ ♥ღ°•.♥.•°ღ

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
“Gömelim gel seni târîhe” desem, sıgmazsın.

Mehmet Akif ERSOY.

Oğul;
Sen giderken,
Ardından baktığım oğul.
Seni gözledim,
Doğduğundan beri yaptığım gibi, Seni izledim.
Yüzüne çarparsa yel, yüreğim ürperir oğul,
Ayağına taş değerse, bağrım yanar oğlu,
Kıyamadım gülü ellemene,
Dikeni vardır diye.
Canımdan can, kanımdan kan oğul.
Ama…
Bugün git oğul.
Yoluna git.
Şu İslam toprağını gavur alacaksa,
Ezanların susacaksa,
El kemendini boynuna atacaksa ,
Çiğnenecekse şehit atanın mezarı,
Git oğul,
Git…
Bilesin ki RESUL önündedir.
Bilesin ki melekler ardındadır.
Bilesin ki dualarım semadadır.
Bilesin ki yolun ALLAH'adır.
Düşte gördüm oğul,
Bize artık vuslat,
Mahşerden sonrayadır.
RuHLarI Sad Olsun. Emeginize Saglik Ismail Bey