Sponsor linkleri

Üye olmak istiyorsanız...

Sitemiz sizlerin rahatı için davetiye ile üye almaktadır.

Davetiyeleri site üyelerinden veya "Ana menü"deki "iletişim" linkini tıklayarak bize adınızı, soyadınızı ve köyünüzü ulaştırarak temin edebilirsiniz.

divrigigenclik.com ekibi

DERDİNE DERMAN MI İSTERSİN ?..

DERDİNE DERMAN MI İSTERSİN ?..

Dinle beni ey can...Akıp gitmekte bir ismi “ömür”, diğer ismi de “rüya” olan bu aldatıcı oyun öyle değil mi? İşte bu ömrün için dişinle, tırnağınla, kanınla, canınla kocaman sandığın, kısacık bir anın dar kapısından geçmek telaşındasın. Hem de dertlerin en büyüğü dediğin tüm acılara sabırla göğüs gererek. Ciğerinden kopan al kanın pıhtıları döküldü yaşam koşturmacasında. Söyle şimdi bana bu dertli ömrüne derman ne olsun o halde?

İster misin bunca sabrına ve acına karşılık olan bir diyet vereyim hemen sana? Sırça saraylar, köşkler, altın, para, pul?.. Desteleyerek yığ istersen bu verdiklerimi ve yedi soyunun hepsine yetecek yığınları miras bırak istersen; kara toprağa gömerlerken seni. Yiyemediğin, bitiremediğin her bir altını ya da pulu -ne farkeder bilemem fakat- bırak işte şuna buna. Ya da dağıt istersen faydalı dediğin her bir mala, mülke, vakıfa, derneğe sanki onların kasalarında hiç yokmuş gibi. Ömrüne diyet olan ne olsun? Defalarca iste durma...

Dert istemez misin mesela derman olarak? Bir derdin olsun bütün dermanları içinde barındıran. Demiş ya gözü açık bir dost : “ Bir derdim var bin dermana değişmem...” diye. İster misin dostun ağulu, kızılca şarabından? Hayır mı?...

Tamam, o zaman yeniden söyle. Bıkmam senin yalvaran, yakaran doyumsuz istek ve arzularından. Yeniden ve yeniden düşün; ister aklına, ister fikrine sor. Akrabana, arkadaşına, yarenine, yoldaşına sor. En akıllı bildiğin sana hangi aklı verirse ondan iste. Sana ne söylemekteler akıl danıştıkların? Aymazlar topluluğunun karşısında zaten geçici olan ismine parlatılmış bir şöhret mi istersin? Ya da ömrünü daha kalıcı kılabileceğini düşündüğün şey belki bir buluş mu olacak? Hayretler uyandıracak bir keşfin kaşifliğini mi istemektesin? Akıl almaz böyle bir keşif için yer olarak nereyi istersin; kara maddeyle dolu uzayın en ulaşılmaz soğuk bir köşesini mi, atom parçalarının sonsuzluğuna bir seyahati mi? Aslında hayali bir hareket olan protonların, elektronların bir çekirdeğin etrafında dönüp durma sevdasının sırrına mı varmak dilersin? Bu ömrüne derman olur mu, ne dersin?

Belki daha da inanılmaz olanlardan da seçebilirsin. Bir uzaylı ile mi yoksa bir hayaletle mi sırlardan, kapalı kutulardan konuşmak istersin? Hem tüm bunları insanlara ibret eylemek için bir kameraya da kayıt edersin. Başarılması zor olan ne varsa mesela ; burnundan sütü çekip, gözyuvarlağının altından bir kaç metre daha uzağa fırlatarak bu yüksek kabiliyetinin rekorlar kitabına girmesini istemez misin?

Daha onurluca isteklerin de olabilir ne bileyim. İdeolojik, nostaljik olan, açlık, kardeşlik, özgürlük adına yapılacak herhangi bir savaşın zorlu ve yılmaz taraftarı mı olmalısın? Tamam, anlaştık kendine hemen bir taraf seç o zaman. Bu amansızca sürecek olan kanlı savaşın lideri eyleyelim seni ve mezarının başına heykelini diktirelim. Sonrada senin adına söylenen kahramanlık destanını yiğitlik marşlarıyla süsleyerek ağlaşalım çürümüş cesedinin başucunda.

Ömrünün derlenmiş ve toparlanmış halini bir kere daha anımsa ve gözlerini kapatıp hayal et ey can. Bu ana kadar kaç gün, kaç saat yaşadın dünya üzerinde? Hepsi sadece bir an gibi. Gördüğün bu rüya ne kadar gerçek gibi değil mi? Mantıklı ilişkiler bütünü olan bu durum sana her şeyin rastgelelikle olduğunu zannettiren bilimsel ve ilimsel şakalarla süslendi. Dikkat etmelisin süslere. Bunlar eğlenmek için değil “eğitmek” içindir belkide.

Sana yine bir ipucu vermek şart oldu. Bunca ayrıntıyı düşünecek kadar uyanık (!) kılınmışsan eğer, kendini bulabilmek ve bizzat kendi yaratanıyla tanışma ayrıcalığında olduğunu fark edebilecek tek canlı olma özelliğini unuttun mu? Rüya içinde rüya görmedin mi hiç?

Artık dünyanın yerçekimine bağladığın aklınla dertli olarak yürüme. Uçmaya kanatların var ki akıllara şenlik. Fakat kibirli de olma; gücün ve kuvvetinin acizliğiyle. Adına “ölüm” dedikleri öyle bir ilacımız da var ki milyonlarca Firavun kılıklıyı mumyalayıp ölümün yok oluş gerçekliğine onları ispat kıldı. Bir sır daha sana; buna karşılık ölüme de derman olan “dirilik” denen bir derdimiz var. Fakat adı “dert” oldu onun da gördüğün gibi. Hiç derman yok sanılan ölüm derdine gerçek bir dermanın olsun diye. Dünyada dermansız kaldın sanma ki her derde deva olandan istemekte var. Bundan da istemez isen yine düşün. Gördüğün bu rüya sona erdikten sonra sana “uyan” denilince elinde tek bir zerresi bile kalmayacak olan sonsuz isteklerden hangisini dilemektesin?

Ve halâ sözümüze inanmamakta kararlı isen, dertlerin için yeni dertler yüklenmeye devam mı? Derman zannettiğin ilaç hangisi sanarsın? Bütün şifalı ilaçların olduğu Lokman Hekimin pazarıdır bu. Durma, hiç bir isteğinden geri kalma sakın, gel ondan iste...

İsmail METİN (derdimend)

divrikli_gül's picture

Cvp: DERDİNE DERMAN MI İSTERSİN ?..

dertlerin için yeni dertler yüklenmeye devam mı?

Önce dertlerimi düşünürüm sonra dert edindiklerimi...
Geçmeye çalıştığım büyük suları
Suyun öbür taraflarını ve büyük denizleri
Mücadele ettiklerimi yendim sandıklarımı ve yenilgilerimi....
Onaylasınlar diye çıktığım yolları,yoldan dönüşlerimi...
Eğer dert edinmeye değmezse edinmeyelim arkadaşlar hayatı dertlerle gözümüzde büyütmeyelim.
öyle bir zamana denk geldiki bu güzel yazı okuyunca içime bir su serpildi gibi oldu,emeğine yüreğine sağlık abi.Teşekkürler

ezgi özkan's picture

Cvp: DERDİNE DERMAN MI İSTERSİN ?..

emeğine sağlık ismail abi. bence üstünde çok düşünülmesi gereken bir yazıydı. paylaşımın için teşekkürler...