MUM

MUM

Dertlidir şu derman elinden yanar da yanar mum. Suskun avazı sarar içli feryadını, dinmeyen gözyaşını yar elinden döker mum. Görmez ve göremez kimsecikler onun garip köşelerde kalıpta sessizce yanışını. “Onlar kendi dertlerine dermanı görsünler” diye göğe doğru pervaz vurup yaradanına belini bağlar mum…

Kendi ışığından faydalanıpta gölgeleyerek gizlediği bir tek yer vardır. Ve kendi ışığından mahrum edipte ışık vermediği bir tek yer. Belkide kendi nurunun azizliğinden olsa gerek işte o yer bir tek kendi vücududur. Dibine ışık tutmadığı o yer; sadece kendisi. Bu sebeple belli olmaz onun içten içe gizlice eridiği. Aşk ateşinden yanmak erlere mahsustur ya…Ondan işte… Yandıkça dahada eriyeceğini bilirde aşk ile daha bir vecde gelir, semah eyler kendince döne döne. Bekler hasret ile kavuşmaklığın sonundaki iç aydınlığını. Ve bu yüzden mahçup olup örter kendi vücudunu. Gizlenme örtüsü yapar kendini kendine. Onun mahcubiyeti yine yanışı, yakışıyla kendi dibine ışık vermezliğinin malum sebebi olur. Sen de bilki o mahçup vücudunun kendi benliği olduğunu bir başına bilendir mum…

Aydınlık ve nurlu varlığından faydalanmak için kendisini elinde tutan her kişinin gönlündeki muradına kavuşturmaktır ancak varlığının tek sebebi. İşte bu halindendirki karanlıkların, ağlarla dolu ücra pusu köşelerinin de korkulu rüyasıdır o. Karanlıkların korkusunun bir aydınlık olması nasılda ibretli değil mi? Ve işte bu karanlıklarda yol buldurup, karmaşık labirentleri açarak menzil aldırandır mum. Yatsıya kadar yanılgıyla yananların değil sonsuza dek muradına erenlerin kandilli çerağıdır mum…

Gündüzleri güneşin en tepedeyken olduğu vakitte, kalmamışken diğer vücutlarda bir tek gölge, işte o vücutlardan da adam olanı gün ortasında bulan, buldurandır mum.

Yetmiş iki alemin feryadına yetişipte meydanı ışıtmasıyla onları kurtuluşa doğru çağırandır. Tufanlardan çekip aldıklarını karaya çıkarıp onları şükrettiren bir seyrandır mum…

Hararetin sac değil “nar” olan kısmıdır -ki yine ondandır işte- aşık olunan yarin cemalini ayan beyan ispat eyleyen bir acayip haldendir mum…

Dertlilerin hanesinde ne eksik olmuşki mum eksik olsun onlardan. Tüm garip viranelere yoldaş olupta mihman kalan yine o dervişlik alameti olan mumdur mum…

Canının nuru olan yanmaklığının yanış sebebini arayanlara kendini yakan bir önceki mumun sırrını hep sabırla anlatır durur. Bu dertli yanışının öyküsünü bizzat ondan dinleyenler hayret dolu bu halleri önce masal sanır. Ancak sebep anlaşılır ise işte o zaman sorulmaz onun seherlere kadar neden dertli dertli yandığı. Bir zaman gelir mumun da sırlanması gerekirse solar yavaşça gül benzi, gittikçe belirsizleşir dış hali ve aydınlığı döner kendi içine. Dışa sırlanınca artık içe doğru aydınlanır gerçek varlığı. Onun ateşi, aydınlığı, fitili, yağı eriyipte gitti sanılırken toplanır onun üzerine daha bindebir mumlar. Onun aşk nurundan yanıp tutuşmuş olan tüm mumlar bilirler onun sırlandığı yeri. Bu seferde onlar yanarlar, yakarlar, aydınlatırlar tüm dünyayı. Yine aynı mumdan aldıkları emanetleriyle karanlık odalara dönerler, daha nice kör köşeleri aydınlatabilmek için. Isıtıcı, ışıtıcı, vücutlarına mahçup halleriyle sonsuza dek sabırla, dirhem dirhem eriyip yanan aynı mumdur, aynı mum…

İsmail METİN (derdimend)

hakany's picture

Cvp: MUM

yorum yazmak haddimemi bilmem ama birkaç cümle yazmadan edemeyeceğim. bu mum hikayesini okuduğumda aklıma direkt olarak madımakta kaybettiğimiz İNSANlarımız geldi nedense? onlarda bu hikayedeki mum gibi kendilerini yakıp ta hemde kendilerinden geçerek başkaları aydınlansın diye yanmadılarmı?? ayrıca ismail bey, hemen hemen bir çok foruma yorum yaparım genelde ama sizin yazılarınıza nedense yazamıyorum ama bu yazacak birşey bulamamamdan kaynaklanıyor ve eğer yorum yaparsam haddimi aşarmışım hissine kapılıyorum. umarım bir gün cemalinizi görüp, tanışmak, sohbet etmek nasip olur. hatta keşke beraber yayın da yapabilsek...

Sadık's picture

Cvp: Cvp: MUM

Merhaba dost,

Kendini ve etrafını aydınlatan, aşk ile için için yanan, karanlık pusuların amansız düşmanı olan ışığın fitili olmakta bir yağı olmakta!
Yakanı olmakta bir yananı olamakta.
Erimek aşk içinde ve eritmek aşk ile, meselenin özü aşkı yakacak gönülde gerek...
Varolun İsmail Metin, teşekkürler ederiz.

Y.Sadık YILMAZTÜRK

huseyinkarakoc's picture

Cvp: MUM

Uzun zamandır bu güzel siteye giremiyordum dostlar sizlerden özür diliyorum.
Sevgili derdimend dostun dayazılarını baya özlemişim
valla bende yorum yapamıyorum söylenecek sözlerin hepsini söylüyor dost bizler sadece o mum ışığında ne kadar aydınlanmak gerektiğinin yollarını arıyoruz

Canan's picture

Cvp: Cvp: MUM

Selam DOST,

Bazen sözcükler yerine bir karikatür gönüldekini anlatmak için bir araç olur sessizce...

YOL OLDUĞUNUZA AŞK OLA...

Saygılarımla,

Yeni üyeler

  • Dumanci
  • İSMAİL HOSCA
  • yeşim
  • ahmedo
  • Ceyda

Site İstatistikleri

  • Site Gösterimi:52,169
  • Tek Ziyaretçi:6,620
  • Kayıtlı Kullanıcı:660
  • Yayınlanmış İçerik:2,223
  • IP numaran:38.103.63.61
  • İstatistik Başlangıcı:29 Ağustos 2008